Moment İstanbul'da iki seçenekli kampanya

AC Yapı’nın Kartal’da hayata geçirdiği Moment İstanbul projesinde iki seçenekli kampanya uygulanıyor.

AC Yapı, Kartal’da yükselen Moment İstanbul’dan ev sahibi olmak isteyenlere iki seçenek sunuyor. İsteyenler peşin alımlarda geçerli yüzde 20 prim garantisinden, isteyenler ise peşinatsız 60 ay vade fırsatından yararlanabiliyor.  

AC Yapı, Anadolu Yakası’nın modern yaşam merkezi Kartal’daki inşası büyük bir hızla devam eden Moment İstanbul projesindeki uygun ödeme planlarına ek olarak, şimdi iki seçenek sunuyor. İlk seçenekte, peşin alımlarda ve 10 Mayıs 2016’ya kadar geçerli yüzde 20 prim garantisinden yararlanılabiliyor. İkinci seçenekte ise peşinatsız 60 ay vade fırsatından yararlanmak mümkün. 

Türkiye İş Bankası, Albaraka, Garanti Bankası ve Yapı Kredi Bankası’ndan cazip faiz oranları ile kredi olanaklarının da bulunduğu Moment İstanbul’un 2017 yılının ilk çeyreğinde tamamlanması planlanıyor. İki kule olarak inşa edilen Moment İstanbul, Soğanlık Metro İstasyonu’nun yanı başında, İstanbul Adalet Sarayı’na iki, Kartal sahil şeridine ise yaklaşık beş dakikalık mesafesiyle çok önemli bir lokasyon avantajına sahip bulunuyor. E-5 Karayolu’na da doğrudan bağlantısı bulunan proje, Sabiha Gökçen Havalimanı’na 15 dakikalık mesafesi ile de öne çıkıyor.

Projede, tipleri 1+1’den 4+1’e kadar değişen, toplam 731 adet konut yer alıyor. Ayrıca arzu eden müşterilere opsiyonel olarak akıllı ev sistemi de sunulurken, sistem sayesinde elektrik ve ısı yönetiminden, televizyon ve perdelerin açılıp kapanmasına kadar her şey mobil uygulama ile yönetilebiliyor.

Moment İstanbul sadece konumu ve mimarisi ile değil, sakinlerine sunacağı olanaklarla da çok iddialı. Açık yüzme havuzu, spor merkezi, spa, hobi odaları, cep sineması, çocukların keyifli bir ortamda vakit geçireceği Cross Action Kids Club ve yürüyüş parkurlarıyla proje, yaşamın her anını keyfe dönüştürmeyi vadediyor. Moment İstanbul, 2,95 metrelik tavan yüksekliği ile sakinlerine ferah yaşam alanları sunuyor.

Proje, cadde mağazacılığı kavramını da farklı bir boyuta taşıyor. Proje içinde yer alan ticari ünitelerde market ve kafe gibi günlük ihtiyaçların karşılanabileceği noktalar ve pek çok bilindik markanın varlığı, Moment İstanbul sakinlerinin evlerinden uzaklaşmadan, trafik stresi yaşamadan kaliteli zaman geçirebilmelerini sağlıyor.

Kıskançlık Nedir ve Aşırı Kıskançlık ile Nasıl Baş Edilir?

8744_kiskanclik_nedir_1İnsanın doğasında var olan ve insana yapamayacağı bir çok şeyi yaptıran çok güçlü bir duygudur kıskançlık. İçinde biraz sahiplenme, biraz bencillik, biraz sevgi, biraz saldırganlık, bir o kadar da kaybetme korkusu barındıran kıskançlık; kişinin dışarıdan eşi, sevgilisi, ailesi hakkında bir tehdit hissettiği zaman gösterilen olumsuz tutumlara, tavırlara ve çok güçlü olan bu duyguya kıskançlık diyoruz. Herkes yeteri kadar kıskandığında karşısındaki kişiye “seni seviyor, sahipleniyor ve paylaşamıyorum.” mesajı verir. Kıskançlığın belli seviyeye kadar olan kısmı bizi mutlu etse de, sevildiğimizi, değerli olduğumuzu hissettirse de belli bir seviyeden sonrası bizim yaşam alanımızı, özgürlüğümüzü kısıtlamaya başlar. Çok fazla ve gereksiz kıskançlık hissedildiği zaman güven problem gelir gündeme. Bir eş çok aşırı kıskanç ise, karşı taraftan “sen bana güvenmiyor musun?” sözünü çok sık duyarız. Özellikle Türk kültüründe sevgiyi belli etme yollarından birisidir kıskançlık. Bu yüzden kıskanılmak bazılarımızın çok hoşuna gider ve sevildiğimizi hissederiz. Dozunda ve yeteri kadar olan kıskançlık normaldir ve bu dozdaki kıskançlık ilişkiyi ayakta tutar. Birbirlerini sahiplenme, birbirlerine değer verme anlamı taşır.

Peki ya çok fazla ve kısıtlayıcı tarzdaki kıskançlık? Artık eş için kıskanılmak güzel bir duygu olmaktan çıkmışsa ve bu durumdan şikayetçiyse kıskançlığın dozu artmış demektir. Belli bir zaman önce tatlı ve değerli gelen kıskanılmak artık yerini sürekli sorgulamaya, takip etmeye, hesap sormaya, ithamlara, hakaretlere, her davranıştan anlam çıkarmaya bırakmışsa tehlike başlamış demektir. Günümüzde ise aşırı kıskançlık eşler arasında çok büyük bir sorun haline gelmiştir.

8744_787032-kiskanclik_1Bazen bireyler öz güven ve yetersizlik hisleri bulunduğunda kıskançlığa kapılmaktadırlar. Bu öz güven eksikliğinin içine; işten çıkarılma, bedensel kusurlar, kendini eskisi kadar güzel görmeme, bayanlar için kilo almış olmak da dahildir. Yani kişinin kendisine olan yetersizlik, değersizlik inancı arttıkça, kıskançlığı da artar. Kişi kendini sevilmeye değer olarak görmez. Aynı zamanda kontrol etme isteği ve kaybetme korkusu da bizi kıskançlığa itmektedir. Bir erkek sürekli kontrolün onda olmasını isterse sürekli eşini kısıtlayacak, kıskanacaktır. Kıskançlık konusunda kadın ve erkek arasında ayrım yapmak zordur. Çünkü kıskançlık kişilik özelliklerine, ilişkiden beklentilere göre değişmektedir.

Kişi kendini başkaları ile karşılaştırdığı zaman, kendini yetersiz hissediyorsa, başkalarını kendinden daha üstün görüyorsa kıskançlık doğacaktır. Tabi ki bazen, bazı kıskançlıklar karşı taraftan da kaynaklanmaktadır. Eşin şüpheli bir hareketini fark ettiği zaman bayanların tetikte bekleyip kıskanması normaldir. Bunun yanı sıra eş, sevgisini dile getirmiyor, eşini ihmal ediyorsa yine kıskançlığın ortaya çıkması olağan bir durumdur. Kıskançlık çok ileri boyutlara taşındığı zaman her iki tarafta zarar görebilir hatta fiziksel zarar boyutuna bile gelebilmektedir.

Peki, bu kıskançlık ile nasıl baş edilir?

Öncelikle, eğer kıskançlık bizden kaynaklanıyorsa yani, öz güven eksikliğinden ya da yetersizlikten kaynaklanıyorsa kendi kendimize öz güvenimizi yükseltici telkinlerde bulunmalıyız. Kendimiz ve başkası arasında kıyaslama yapmamalıyız. Çünkü, herkes tektir, biriciktir, her bireyin kişisel özellikleri, ilgi ve yetenekleri farklıdır.

Kendimizdeki olumlu yönleri keşfetmeliyiz, yapabildiğimiz olumlu aktiviteleri devam ettirmeliyiz. Kendimizi ve duygularımızı olduğu gibi kabul etmeliyiz. Kimseyi kontrol edemeyeceğimizi kabul etmek de bize çok yardımcı olacaktır. Eşler arasında ki karşılıklı güven, saygı, sevgi, açık şekildeki iletişim ise kıskançlığı en aza indirgeyecektir. Bu yüzden eşlerin birbirine dürüst, açık olmaları gerekir, imalardan, üstü kapalı eleştirilerden kaçınmak gerekir. Eşler karşılıklı oturup konuşmalı, iletişim kopukluğu olmamalı ki bu duygunun üstesinden gelebilsinler.
Bu yollar denendiği halde hala azalmayan kıskançlık durumlarında ise bir danışmana başvurulmalıdır.

Kaynakça:
nlphaber.com

Yazar: Nur Altn

Merkez Bankalarının 2016 Eylül Toplantıları Yurt İçi Piyasaları Nasıl Etkiledi?

Piyasalar bu ay oldukça hareketli saatler yaşadılar. Piyasalarda görülen hareketlenmelerin temel nedeni ise merkez bankalarının Eylül ayına ilişkin toplantılarında almış oldukları kararlardı. Bu yazımızda sizler için merkez bankalarının kararlarının yurt içi piyasaları hangi yönde etkilediğini araştırdık.

Yurt içi piyasalar, Eylül ayında oldukça sert dalgalanmalar yaşıyorlar. Hatırlanacağı üzere yurt içi piyasalarda görülen sert dalgalanmalar en son; 15 Temmuz darbe girişimi süreci sonrası yaşanmıştı. TSK’nın içerisinde yuvalanmış olan FETÖ mensuplarının girişimiyle gerçekleşen darbe kalkışması, yurt içi piyasaların sert dalgalanmasına yol açmış, ilerleyen günlerde ise uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından negatif yönde açıklamalar gelmişti. Darbe girişiminin yurt içi piyasalara olan etkisini detaylı olarak bu yazımızdan inceleyebilirsiniz.

Bugünlerde ise darbe girişiminin etkileri neredeyse tamamen atlatılmış durumda. Ancak Eylül ayında yurt içi piyasalarda yeni bir dalgalanma görüldü. Görülen dalgalanmanın temel sebebi ise merkez bankalarının Eylül ayına ilişkin toplantılarıydı. Bilindiği üzere; Avrupa Merkez Bankası (ECB), Japonya Merkez Bankası (BOJ), ABD Merkez Bankası (FED) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplantıları; piyasaların hareketli günler geçirmesine neden oldu. Bu yazımızda sizler için merkez bankalarının toplantılarını ve bu toplantıların yurt içi piyasalara olan etkilerini derledik;

ECB, Tahvil Alımlarını Arttırmadı ve Faizleri Sabit Tuttu

ECB, Tahvil Alımlarını Arttırmadı ve Faizleri Sabit TuttuPiyasalar ilk olarak ECB’nin, Eylül ayına ilişkin toplantısına odaklanmışlardı. Başkan Mario Draghi ve yönetiminin toplantıda hangi yönde adım atacağı, piyasaların merak konusu olmuştu. Toplantı öncesi piyasalarda, ECB’nin tahvil alımlarını genişletebileceğine yönelik adımlar atması bekleniyordu. Bu doğrultuda ünlü stratejist David Stubbs yaptığı açıklamada; piyasaların Eylül ayında tahvil alımlarını arttırmasını beklediğini ve Draghi’nin bu doğrultuda adım atmasının muhtemel olduğunu dile getirmişti. Stubbs’ın açıklamalarının yer aldığı yazımızı buradan detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

ECB’nin Eylül ayı toplantısı ise piyasaları şaşkına uğratmaya yetti. Draghi ve yönetimi; faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek, politika faizini yüzde 0’da, mevduat faizini ise yüzde 0,4’te sabit tuttular. Piyasaları şaşırtan nokta ise ECB’nin, tahvil alımlarını daha önce belirlenen Mart 2017’ye kadar sürdüreceği ve bu doğrultuda alımları genişletmeye ihtiyaç duymadığını açıklamasıydı. Bu gelişmenin ardından yurt içi piyasalarda hareketlilik başladı. Draghi’nin açıklamalarının beklentilerden daha “şahin” olduğu kanısı sonrası Borsa İstanbul, yükselişe geçti. Borsa İstanbul o günkü işlemlerde yüzde 0,26 oranında değer kazandı ve 77,843 puan seviyesine kadar yükseldi. Dolar/TL’de de oldukça hareketli dakikalar görüldü. ECB toplantısının ardından Euro ve dolarda küresel çapta kazanımlar görülmeye başladı. O günlerde dolar, Türk lirası karşısında da yükselişe geçmişti. ECB’nin Eylül ayı toplantısının ardından Dolar/TL 2,97 seviyesine tırmanmış ve son bir ayın en yüksek seviyesine yükselmişti.

BOJ, İlave Teşvik Kararı Aldı

BOJ, İlave Teşvik Kararı AldıECB toplantısının ardından piyasaların dikkatle takip ettiği diğer bir merkez bankası toplantısı ise Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) Eylül ayına ilişkin toplantısıydı. Toplantı öncesi piyasalar, BOJ’un negatif faiz kararını değiştirip değiştirmeyeceği hakkında görüş ayrılıkları yaşamaktaydılar. Bilindiği üzere dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip olan Japonya’nın merkez bankası; BOJ, ekonomik çalkantı karşısında negatif faiz kararı uyguluyor. BOJ’un Eylül ayına ilişkin toplantısında; Başkan Kuroda ve kurmayları, yüzde 2 olarak belirledikleri enflasyon hedefine ulaşmak adına “ek teşvik” kararı aldıklarını kamuoyuna açıkladılar. Bu doğrultuda; BOJ, parasal genişleme uygulamasına geçmiş oldu. BOJ’un Eylül ayı toplantısında almış olduğu kararları detaylı olarak bu yazımızdan inceleyebilirsiniz.

Yurt içi piyasalar ise BOJ kararlarının ardından yeniden hareketlendiler. Çarşamba günü BOJ’un Eylül ayı toplantısında almış olduğu kararların ardından Borsa İstanbul güne yüzde 0,18 oranında yükselişle 77,452 puan seviyesinden başlangıç gerçekleştirmişti. Gün içerisinde yukarı yönlü seyrini sürdürmeye devam eden Borsa İstanbul, yüzde 0,78 oranında değer kazanmış ve 77,915 puan seviyesine tırmanmıştı. Dolar/TL ise BOJ kararlarının ardından 2,97 ile 2,98 seviyeleri arasında dalgalanma yaşamıştı.

FED; Faizleri Yine Sabit Tuttu ve Aralık Sinyali Verdi

FED; Faizleri Yine Sabit Tuttu ve Aralık Sinyali VerdiHem küresel hem de yurt içi piyasaların bu işlem haftasında en çok merak ettiği konuların başında; FED’in Eylül ayı toplantısında faiz artırımıyla ilgili hangi yönde karar vereceği vardı. Toplantı öncesi piyasalarda, FED’in faizleri yüzde 0,25 ile 0,50 aralığında sabit tutacağına yönelik bir kanı bulunuyordu. Dünyaca ünlü yatırım bankası olan Goldman Sachs, FED’in faizleri sabit tutacağını öngörmüştü. O dönem bankadan yapılan açıklamada; FED’in Eylül ayında faiz artırma ihtimali yüzde 40 olarak nitelendirilmişti. Hatırlanacağı üzere banka, daha önceki açıklamalarında bu oranı yüzde 50 olarak ifade etmişti. Goldman Sachs’in açıklamalarının detaylarını burada bulabilirsiniz.

Bilindiği üzere tam dokuz yılın ardından FED, en son geçen yılın Aralık ayında faiz artırımına giderek küresel piyasaların hareketlenmesini sağlamıştı. Bu toplantıda ise istenen enflasyon düzeyine yaklaşılmasının FED’in elini güçlendireceğine yönelik bir kanı hakimdi. Ayrıca Başkan Janet Yellen’in, Jackson Hole Sempozyumu’nda yaptığı açıklamada, faiz artırım sinyalinin habercisi olarak algılanmıştı. Yellen o dönem yaptığı açıklamada; kademi faiz artışı olması gerektiğini belirtmiş ve faiz artışı ihtimalinin giderek yükseldiğini dile getirmişti. Yellen’in açıklamalarından öne çıkan bölümleri buradan inceleyebilirsiniz.

Ancak FED, Eylül ayı toplantısında da faizleri sabit tutma kararı aldığını kamuoyuna açıkladı. Ancak toplantıda dikkat çekici nokta; 10 FOMC üyesi arasında, üçünün faiz artırımına gidilmesi yönünde oy kullanmaları oldu. Böylelikle FED üyelerinin faiz artırımı konusunda ayrışmalar yaşadığı açıkça görülmüş oldu. Toplantının en önemli noktası ise Başkan Yellen’in açıklamalarıydı. Yellen yaptığı açıklamada; faiz artırımı için ekonomik bir sorunun bulunmadığını ancak daha çok işaret görmek istediklerini ve bu noktada sabırlı olunması gerektiğini ifade etti. Böylelikle Yellen, faiz artırımı için Aralık ayını işaret etmiş oldu. FED’in Eylül ayı toplantısında yaşanan tüm gelişmeleri detaylı olarak bu yazımızda bulabilirsiniz.

FED toplantısının yurt içi piyasalara etkileri ise diğer merkez bankalarına nazaran çok daha sert oldu. FED toplantısının ardından Borsa İstanbul güne yüzde 1,21 puan yükselişle 78,856 seviyesinden başlangıç gerçekleştirdi. Böylelikle Borsa İstanbul, 18 Ağustos tarihinin ardından en yüksek seviyesine yükselmiş oldu. Dolar/TL ise FED kararlarının ardından sert düşüşler yaşadı. Faizlerin sabit tutulmasının ardından dolar, küresel çapta değer kayıpları yaşadı. Böylelikle Dolar/TL 2,94 seviyelerine kadar gerilemiş oldu.

TCMB, Faiz İndirimine Devam Etti

TCMB, Faiz İndirimine Devam EttiYurt içi piyasaların en son olarak dikkat ettikleri gelişme ise TCMB’nin Eylül ayına ilişkin PPK toplantısıydı. Bilindiği üzere TCMB, Mart ayından bu yana faizin üst bandında indirim uyguluyorlar. Özellikle yurt içi piyasaların sert dalgalanmalar yaşadığı günlerde bile TCMB, sıkı duruşundan ödün vermedi ve faizin üst bandında indirim yapmaya devam etmişti. Politika yapıcıların destekleyici açıklamaları da TCMB’nin elini güçlendirmiş ve hamlelerinde destekleyici olmuştu. TCMB’nin Eylül ayı toplantısı öncesinde, 15 ekonomistin katılımıyla bir anket düzenlenmişti. Ankete katılan ekonomistlerin tamamı, TCMB’nin Eylül ayı toplantısında faizin üst bandında indirime devam edeceğini dile getirmişlerdi. Ekonomistlerin toplantı öncesi öngörülerini bu yazımızda bulabilirsiniz.

TCMB geçen gün sonuçlanan toplantıda; faizin üst bandında yine 25 baz puan indirim yaptığını kamuoyuna açıkladı. Geç likidite penceresi borç verme faiz oranı ise yüzde 10,00’dan yüzde 9,75’e indirildi. Böylelikle TCMB, hem piyasaların hem de ekonomistlerin beklentileri doğrultusunda adım atmış oldu. Ayrıca toplantı sonrası TCMB’den yapılan açıklamada; para politikasındaki temkinli duruşun süreceği ve kısa vadede enflasyonda düşüşün görüleceği dile getirilmişti. TCMB’nin Eylül ayına ilişkin toplantısının yer aldığı haberimize buradan ulaşabilirsiniz.

TCMB toplantısının ardından yurt içi piyasalar genellikle yatay bir seyir izlediler. Hatırlanacağı üzere toplantı öncesi analistler yaptıkları değerlendirmelerde; TCMB karalarının, yurt içi piyasalar üzerindeki etkilerinin sınırlı olacağını dile getirmişlerdi. Faiz indiriminin ardından Borsa İstanbul güne 79,790 puan seviyesinden yatay bir başlangıç gerçekleştirdi. Ancak gün içerisinde yaşanan dalgalanmaların etkisiyle Borsa İstanbul 79,722 puan seviyesine geriledi. Dolar/TL ise TCMB’nin faiz indirimi kararının ardından yönünü hafifçe yukarıya doğru çevirdi ve 2,9538 seviyesine yükseldi.

Bu yazımızda sizler için Eylül ayı içerisinde gerçekleşen merkez bankası toplantılarının yurt içi piyasalara olan etkilerini derledik. Ay içerisinde gerçekleşen merkez bankası toplantılarına bakıldığı zaman sürpriz olan; BOJ’un ilave teşvik kararı olduğu açıkça görülüyor. FED’in faizleri sabit tutması ise gelişen piyasaları negatif yönde etkilerken, gelişmekte olan piyasaların önemli kazanımlar elde etmesini sağladı. Bu doğrultuda yurt içi piyasalar, FED kararları sonrası yatırımcıların yüzünü güldürmüş oldu. TCMB’nin faiz indirim politikasını daha ne kadar devam ettireceği ise yurt içi piyasaların bugünlerde konuştuğu en önemli konu arasında yer alıyor.

Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Uzmanı Olmak

BAZI İNSANLARIN FOREX YATIRIMINA DOĞUŞTAN YETENEĞİ VARDIR, EĞER SİZ DE ÖNGÖRÜ YETENEĞİNE SAHİPSENİZ BURAYA TIKLAYIN

Herkese merhaba. Bugünkü yazımızda sosyal medya ve dijital alanda iyi bir pazarlama uzmanı olmanın tüm inceliklerini ve ayrıntılarını siz sevgili okurlarımızla paylaşacağız. Sıkça kullanılan bir ağ bütünlüğüne sahip olan sosyal medyanın ve dijital sektörün tüm hacimlerinde pazarlama uzmanı olmanın adım adım yöntemlerini ve basamaklarını inceleyeceğiz.

Bilindiği üzere ticaret ve satış işleri son on yıla kadar her daim üç boyutlu, reel alanlarda yapılıyordu. Bu ne demekti? Bu şu demekti ki, herhangi bir yerde bir fuar mı düzenlenecek? Şehir değişikliği de söz konusu ise ekstra yol masrafı, gidip gelmenin tüm maddi ve fiziki zorlukları ve tüm bunların kapsamında çalıştırılan insanların maaşları. Reel ortamda dönen ve gerçekleşen her ticaret şekli, kendi masrafını da doğuruyordu. Böylecede kazanımlar çok olabilecekken azalıyor, kar elde etmek için atılan adımlar bile, en sonunda başka bir masrafa dönüşüyordu.

Sonra internet geldi. Önce insanların arasında basit düzlemde ve kolay sürümde iletişim ve haberleşmek amacıyla kuruldu. Sadece çok büyük firmaların dosya ve evrak işlerini düzenlemek için bilgisayar ve internet kullanıyordu. Daha sonra sonsuz bir alanda hacim kaplayan internet, giderek daha fazla geliştirilir oldu. Önce küçük siteler kuruldu. Basit işlemler için. Mesela bir tren biletini online ve oturduğun yerden almanın özgürlüğü sağlandı. Akabinde geliştirilen sistemler ve sürümler ile birlikte günümüzün üst düzey veri tabanlarına sahip ticaret siteleri, online alış veriş siteleri, duyuru ve ilan panoları meydana geldi. Artık her büyük şirketin – ister uluslararası olsun ister lokal şirket – bir web sitesi var. Ve de olmak zorunda. Zira insanlık nüfusu çok kısa bir sürede 4 milyardan 7 milyara ulaştı. Bu açıdan baktığımızda rahatlıkla söyleyebiliriz ki pazar payını da artan nüfusla birlikte kendini ikiye katladı. Artık daha fazla insana ulaşmanın zorunluluğu doğdu. Eski yöntemler terk edilmeliydi. Kapı kapı dolaşıp bir şeyler satmanın yerine; site site dolaşıp bir şeyler satmanın gündelik pratiği doğdu.

İnternet, sosyal medyası ve dijital ortamıyla coğrafyayı aşan bir temel yapıya sahiptir. O dağların ve ülke sınırlarının arkasına gidebilmek için evden çıkmanıza gerek yok. Sinyaller ve uydular aracılığıyla artık her şey, herkesin hizmetine sunulabilmekte.

Tüm bunların kapsamında internet veri tabanını kullanarak ”iş yapmak”, ”ticari unsurları yaratmak ve genişletmek” bir lüks değil olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç da piyasanın içerisinde sosyal medya uzmanı ve dijital piyasa uzmanı gibi meslekleri doğurdu. Önce sosyal medyamız oldu, sonra o medyanın uzmanları. Peki sosyal medya uzmanı olmak için neler gerekli, hangi yollardan gidilmeli? Bu ve buna benzer soruların cevaplarını meraklıları için madde madde inceleyeceğiz.

İlgini çekebilir:  BİLGİSAYAR TAMİRCİLİĞİ

Başlayalım!

di-3

Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Uzmanı Olmak İçin: 

  • Kurslara gidilmeli: İnterneti kullanmayı bilmek, modem ve bilgisayarı açıp dilediklerini yapabilmek değildir salt. İnternet, sonsuz bir evrendir ve o evrenin de çeşitli aşamalardan oluşan kurallar bütünü vardır. Kurslara gittiğinizde ilk öğreneceğiz şeyler, temel ve teknik bilgiler olacaktır. Bir web- sitesini kurmanın, yönetmenin ve işler hale getirmenin teknik raporları size sunulacak. Dijital ve sosyal medya ortamının bilinmeyen ve bilinmesi elzem olan birçok ayrıntısı mevcuttur. Bu nedenle sosyal medya ve dijital pazarlama uzmanı olmak için önce teknik bilgilerle donatılmalı ve o bilgili en doğru, en reel şekilde kullanmanın yöntemlerini bilmeliyiz. Akabinde kurslarda, algı yönetimi, reklam, psikoloji gibi temel dersler alınır. Zira, satış demek, psikolojileri bilmek ve o psikolojilerin oluşturduğu algılara göre hareket sahası oluşturmaktır. Bu noktada ortaya konulan ürüne dair kullanılacak görselden tutun da web sitesinin rengine, biçimine, logosuna kadar her ayrıntı hayat kurtarıcı olacaktır. Alacağınız bir diğer ders ise, metin yazarlığı üzerine olacaktır. Sosyal medyada ve dijital ortamda potansiyel müşterilere ve site ziyaretçilerine seslenecek en uygun dili bulmak, o dil üzerinden bir ürün ve satış şablonu oluşturmak son derece önemlidir.

MOBİL CİHAZLARDAN 5 GÜN 24 SAAT GELİR ELDE ETME İMKANI ELDE ETMEK İSTİYORSANIZ BURAYA TIKLAYIN!

Kursların süresi genelde minimum 2 hafta olup maksimum 2 ay ile sınırlıdır. Bu kursların sonunda hem kendinize güveniniz gelecek hem de bilgi birikiminiz son derece artacak. Ayrıca kursun sonunda alacağınız belge ve sertifikalarla uzmanlık yolunda emin adımlarla ilerleyeceksiniz. Ayrıca söz konusu belgeler, iş görüşmelerinde de öz geçmişinize artı bir puan olarak düşecektir.

di-1

  • İnternetten pazarlama yöntemleri öğrenilmeli: Geçmişten bu yana pazarlama üstüne yazılmış cilt cilt kitaplar vardır. Pazarlama, artık bir sosyal alan değil bilim gözüyle bakılan bir ticaret yöntemi haline gelmiştir. İnternetten pazarlama ise bunun bir alt koludur. İnsanları ikna etme biçimleri, kullanılan dil, içinde bulunulan söylem, vaat verme çeşitleri, renkler, stiller, biçimler, üslup ve oluşturulan sloganların toplamı pazarlama tekniklerinin konusunu kapsar. Bu nedenle iyi bir sosyal medya ya da dijital pazarlama uzmanı olmak için her bireyin ayrı ayrı olarak pazarlama alanına bir bilim hassasiyetinde yaklaşması ve onu bu açıdan değerlendirip kavramaya çalışması gerekmektedir.

İlgini çekebilir:  Evden Nikâh Şekeri Paketleme İşi Yapmak

  • Google ve Facebook’a reklam vermek öğrenilmeli: Bugün sosyal medya denilince en revaçta ve popüler olan iki internet sitesi Google ve Facebook’tur. Bu nedenle buralar hem sosyal medya ve haber alma alanı olarak kullanılır hem de reklam verme alanı olarak. Söz konusu siteye her gün dünyanın çeşitli taraflarından milyonlarca insan ziyarette bulunmaktadır. Bu nedenle hem Google hem de Facebook olmak üzere bu iki siteye reklam vermenin tüm teknik bilgileri öğrenilmelidir. Nasıl en kolay, en kısa ve en ucuz şekilde reklamlar verilebilir? Bunların ayrıntılı bilgileri dökümler halinde okunmalı, takip edilmeli ve adına çalışılan şirketin faydaları ve çıkarları göz önünde bulundurularak bu iki önemli ve özel siteye reklam vermenin incelikleri ezber edilmelidir.

di-2

  • Yüksek ziyaretçi sayfaların sahipleri ile yakın olunmalı: Bu ne demektir? Kısa bir örnekle açıklayacak olursak, günümüz edebiyat dergilerinin Twitter ve Facebook’ta fazla takipçisi olan yazar çizerlerden yazı ve fotoğraf talep etmesi gibi, siz de işini bilen bir sosyal medya ve dijital pazarlama uzmanı olarak yüksek ziyaretçi sayfaların sahipleri ile yakın ilişkiler, arkadaşlıklar, dostluklar kurmalısınız. Ticaretin arka odalarında başarıyı getiren anahtar doğru kişilerle doğru kulisler oluşturmaktır. Bu yöntemi izleyerek iş yaşamında kalıcı dostluklar sağladığınız gibi, uzun vadede sosyal medya ve dijital ortam içerisinde başarılı işlere ve satışlara da imza atmış olursunuz. Tanıdıklar önemlidir, hele ki tanınmaya ihtiyaç duyulan meslek yaşamlarında.
  • Müşteri bulabilmek için firmalara kendini iyi pazarlamalı: Pazarlamanın öneminden bahsetmiştik. Ancak söz konusu iş için ürün ya da hizmet pazarlamadan önce, kendinizi iyi pazarlamanın yollarını bulmalı ve işleme koymalısınız. Sistem öyle bir noktaya gelmiştir ki, aslolan iyi rol yapmak, iyi paketlemek ve iyi süslemekten ibarettir. Bu nedenle paketleme ve süsleme işine önce kendinizden başlamalısınız. Kendinizi, tıpkı daha sonra pazarlayacağınız ürünler gibi doğru bir içerik ve üslup ile sunmalı; firmaların gözünde kayda değer bir noktaya varmalısınız.

Sosyal medya ve dijital pazarlama uzmanlığı 21. yüzyılın mesleği olarak hayata geçmiş durumda. Daha farklı konularla yeniden bir araya gelinceye kadar, görüşmek üzere.

100 000 $’lık DENEME HESABI İLE FOREX YATIRIMINI MADDİ ZARARSIZ TECRÜBE EDEREK ÖĞRENİN; BELKİ SİZDE ÖNGÖRÜ YETENEĞİNE SAHİP OLANLARDANSINIZDIR

Elçin Sangu’nun Gardrop Sırrı

Kiralık Aşk yeni sezon bugün başlıyor. Oldukça heyecanlıyız bu konuda. Kiralık Aşk 53. bölüm hepimizi ekrana kitleyecek gibi görünüyor. Tam da akşam için planlar yaparken, Kiralık Aşk yeni bölüm ile ilgili teoriler düşünürken, mail kutumuza bu mail düştü ve Elçün Sangu’nun gardrobu ile ilgili yaptığı bu açıklamayı bültenle birlikte sizlerle paylaşmak istedik. Elçin Sangu stilini yansıtan şahane bir de fotoğraf çekimi yapmış Boyner. Ne dersiniz, sizce de çok güzel görünmüyor mu?

Eğer yazıyı sonuna kadar okursanız, aslında her yerde gördüğümüz kıyafetlerinin sırrını da açıklamış bulunuyor. Yani Elçin Sangu Gardrop sırrını açıklamış.

elcin_sangu_kiralik_ask_yeni_sezon_3

Moda konusundaki iddiasını sürdüren ve son iki yılda birçok yeni markayı müşterileriyle buluşturan Boyner, sonbahar-kış sezonunda da çok konuşulacak.

elcin_sangu_kiralik_ask_yeni_sezon_1

Boyner, ilkbahar-yaz sezonunda son dönemin popüler yüzü Elçin Sangu’yla çok beğenilen bir reklam filmine imza atmıştı. Sonbahar-Kış sezonunda yine yepyeni ve sadece Boyner’de olan markalar ve sürprizlerle müşterilerinin karşısına çıkmaya hazırlanan Boyner, sezon çekimlerine Elçin Sangu’yla devam ediyor.

elcin_sangu_kiralik_ask_yeni_sezon_4

Ünlü fotoğrafçı Cüneyt Akeroğlu’nun objektifiyle hayat bulan fotoğrafların çekimi 2 gün sürdü. 1 gün stüdyo, 1 gün de dış mekanda gerçekleşen çekimlerde 33 kişilik profesyonel bir ekip görev aldı.

elcin_sangu_kiralik_ask_yeni_sezon_7

Sangu’nun Boyner’de satışa sunulacak özel markalara ait giysiler içinde yer aldığı bu çarpıcı fotoğrafların yine çok ilgi görmesi bekleniyor.

elcin_sangu_kiralik_ask_yeni_sezon_5

Boyner ile her sezon heyecanlı

elcin_sangu_kiralik_ask_yeni_sezon_6

Elçin Sangu’nun fotoğrafları, öncelikle ve ilk kez Boyner’in sezon dergisi Boyner Talks’ta yayınlanacak.

elcin_sangu_kiralik_ask_yeni_sezon

Elçin Sangu, “Boyner’in Hissettiğim gibi giyinmeme imkan veren çeşitliliğini çok seviyorum. Gardırobumu ne zaman açsanız Boyner’den parçalar görebilirsiniz” dedi.

GÜNÜN MODASI ÖZEL TASARIM HEDİYELER

GÜNÜN MODASI ÖZEL TASARIM HEDİYELER

Karşımızdaki insanın cinsiyetine göre, bize yakınlık derecesine göre neler alabileceğimiz konusunda fikir alışverişleri yaparız. Belki sonunda bir karara varırız ama önemli olan vardığımız kararın içimize sinmesidir. Bu konuda gelişen teknoloji ve İçinde bulunduğumuz günün koşulları bize son derece yardımcı olmaktadır. Hediye Fabrikası sevdikleriniz için alacağınız hediyeler konusunda sizlere yüzlerce seçenek sunmaktadır ve bu seçenekler arasında  kişiye özel hediye  ile sevdiğiniz kişi için uygun olabilecek mevcut hediyeleri değerlendirerek alacağınız hediye içinize sinecektir. Böylece gerçekten sevdiğiniz kişiyi mutlu edeceksinizdir.

Doğum Günleri Hediyeleri Özel ve Anlamlıdır

Doğum günleri için alınan hediyenin anlamlı olması, karşımızdaki insanın hayatında bir yer edinmesi için çabalarız. Bu konuda da sürekli seçenekler ararız. Nasıl bir hediye alacağımız konusunda etrafa fikir sorarız. Çok geniş bir seçenek yelpazesine sahip olan hediye fabrikası son derece yaratıcı ve sıra dışı tasarımlarla  doğum günü hediyeleri  seçenekleri ile sevdikleriniz için özel hediyeler hazırlamanıza fırsat vermektedir. Bu sayede kişiye özel hediyeler hazırlayabilir ve onlara gerçekten özel olduklarını hissettirebilirsiniz.

Kalıcı ve Anlamlı Yıl Dönümü Hediyeleri
Yaklaşan özel günler, yıl dönümleri, doğum günleri gibi hediye alıp vermenin adet haline geldiği özel anlarınız için birbirinden farklı ve sıra dışı hediyeler sizi karşılamaktadır. Hediye alıp vermenin altında yatan içgüdü nedir diye baktığımız zaman, amacımız karşımızdaki insanı mutlu etmektir ve onu hatırladığımız için ona ne kadar değer verdiğimizi göstermektir. Ama işin şöyle de bir yönü vardır ki hediye almak bazılarını mahcup etmektedir. O yüzden hediye alırken karşımızdakinin alçak gönüllü oluşunu, çok çabuk mahcup olması gibi kişisel özelliklerini göz önünde bulundurarak hediyeler seçmekteyiz. Bu nedenle de kişinin size yakınlık derecesine göre seçeceğiniz hediyenin o kişiyi mahcup etmesin istersiniz.

Özellikle de yıl dönümleri için alınacak hediyelerin sevdiklerimizi mahcup etmemesine özeniriz. Ayrıca anlamlı ve kalıcı olması da son derece önemlidir. Bu konuda Hediye Fabrikası yıl dönümü hediyeleri konusunda sizlere o kişinin ne kadar anlamlı ve özel olduğunu hissettirecek, ayrıca mahcubiyet yaşamasını önleyecek seçenekler sunmaktadır. O nedenle de  evlilik yıldönümü hediyesi seçeneklerine göz atmanızda fayda vardır. Size seçiminde zorlanmayacağınız ve anlamlı gelecek pek çok tercih sunulmaktadır.

Bronzlaşma merakı yüzünü bu hale getirdi

Cilt kanserine yakalanan kadın, bronzlaşmanın verebileceği tahribata karşı uyarmak için yüzündeki korkutucu izi paylaştı. Daily Mail’in haberine göre, 40 yaşındaki Lorraine Henderson, 13 yaşından beri güneş koruyucusu olmadan düzenli olarak güneşlenince ve solaryuma girince cilt kanserine yakalandı.

Bronzlaşma bağımlılığının sonucunu Facebook takipçileriyle paylaşan 2 çocuk annesi kadının fotoğrafı 3.600’den daha fazla paylaşıldı. Lorraine cesaretinden dolayı takdir edildi.

Genç hacker iPhone 7’ye jailbreak yapmayı başardı [Video]

Daha bir hafta önce piyasaya sürülen iPhone 7 beraberinde iOS 10’u da getirmişti. 19 yaşındaki Luca Todesco, iPhone 7‘nin jailbreak işlemini 24 saatte tamamlamayı başardı.

Luca Todesco, iPhone 7’ye Cydia‘yı yüklediğini Twitter üzerinden paylaştığı “Bu jailbreak yapılmış iPhone 7” sözleriyle duyurdu. Ardından 24 saatini alan jailbreak’in zorluğu hakkında Motherboard’a konuştu. Genç hacker “iPhone 7’ye tebrikler. Oyunun kurallarını bir kez daha değiştirdiler. Ancak yapacakları hiçbir şeyin jailbreak’i önlemek için yeterli olacağını zannetmiyorum. İşlem için gereken süreyi artırabilirler ancak her zaman bunu yapmaya istekli birileri olacaktır.” sözlerini sarf etti.

Todesco şimdilik iOS 10’un jailbreak’ini diğer kullanıcılarla paylaşmayacak. Apple‘ın iOS 10.1 üzerindeki test süreci de devam ediyor. Güncelleme ile birlikte yazılımdaki açıkların kapatılması bekleniyor.

iphone 7

39 haftalık hamileyim oğlumun ismi hala yok.yardim lütfen :(

Önemli uyarı, mesajlaşma yöntemi dönem dönem yönetim tarafından kontrol edilmektedir !
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren kadinlarkulubu.com adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’ nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.

Kadinlarkulubu.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim linkinden iletişime geçildikten sonra en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve avukatımız size yazılı/sözlü geri dönüş yapacaktır.

Ahlat İlçesi Nerededir, Tarihsel Özellikleri Nelerdir?

Ülkemizin en önemli ilçelerinden biri de hiç kuşkusuz ki Ahlat İlçesi’dir. Bu değerli ilçemiz özellikle tarihi özellikleri en fazla olan ilçelerimiz arasında bulunmaktadır. Dolaysıyla Ahlat İlçemiz bu önemli niteliği sayesinde gerek ülkemizde ve gerekse de batı ülkelerinde çok önemli bir konuma sahiptir.

Birçok kişi tarafından çokça merak edilen ve hatta ilçe hakkında bilgiler almak maksadıyla tarihi kaynaklar incelenmekte ve internet dünyasında yer alan tarihi sitelerden bu harika ilçe hakkında bilgiler alınmak istenmektedir. Dilerseniz bu harika ilçemiz hakkında yazımız üzerinden bilgiler sunalım. İlk olarak Ahlat İlçemizin genel tanımlaması hakkında bilgiler sunalım.

Ahlat İlçesi Nedir?

Birçok bireyler Ahlat İlçesinin ne anlama geldiğini merak etmektedir. Ahlat İlçesi isminden de anlaşılacağı üzere çok güzel bir ilçemizdir. Bu harika ilçemiz Bitlis ilimize bağlı olmakla birlikte Van Gölümüzün kuzeybatında yer almaktadır.

Bununla birlikte yapılan son nüfus sayımına göre ise nüfusunun ortalama olarak 22.000 civarında olduğu nadide bir ilçemizdir. Ahlat ilçemizin birçok özellikleri bulunmaktadır. Bu harika ilçemizi özel kılan en belirgin niteliklerden biri de tarihte birçok devletler tarafından kullanılmış olmasıdır. Dolaysıyla Ahlat İlçesi dediğiniz zaman akla ilk gelen şey tarihte çok önemli bir yerleşim merkezi olduğudur.

Ahlat İlçesinin Tarihi

8741_25Ahlat İlçemizin çok zengin bir geçmişinin olduğunu belirttikten sonra şimdi de bu harika ilçemizin hangi devletler tarafından kullanıldığı hakkında bilgiler sunalım. Ahlat İlçemizi tarihte ilk kullanan devlet Urartular olmuştur. Urartular Ahlat İlçesinde uzun süre hakimiyetini devam ettirmiş ve bu harika ilçeye Halads ismini vermiştir. Urartular aynı zamanda bu harika ilçede birçok ticari merkezleri de kurmuştur.

Urartulardan sonraki dönemlerde ise Türkler tarafından kullanılmıştır. Türkler tarafından da uzun dönemler boyunca kullanılan Ahlat ilçesi bu dönemlerde de birçok ticari merkezlerine ev sahipliği yapmıştır. Türkler ise bu harika ilçeye Ahlat ismini vermişlerdir. Tarihte Türklerden sonraki dönemlerde ise İranlılar tarafından kullanılmış ve İranlılar tarafından da buraya aynı isim yani Ahlat ismi verilmiştir.

İranlılardan sonraki dönemlerde ise Kürtler tarafından kullanılmış ve Xelat ismi verilmiştir. Kürtlerden sonraki dönemlerde ise Ermeniler tarafından kullanılmış ve Şaleat ismi ile hitap edilmiştir. Ermenilerden sonraki dönemlerde bir müddet Süryaniler tarafından kullanılmış ve Kelath ismi verilmiştir. Bu dönemden sonrasında ise Araplar tarafından kullanılmış ve Hil’at ismini almıştır.

Görüldüğü üzere Ahlat İlçesi tarih boyunca birçok devlet ve milletler tarafından kullanılmış ve çeşitli isimler almıştır. Bu harika ilçemizin yine en belirgin özelliklerinden biri de İslam Dünyasında Kubbet-ül İslam ismiyle tanınmış olmasıdır. Dolaysıyla bugün birçok islami tarihi kaynaklarda bu isim ile tanınmaktadır.

İlçe Adının Kökeni

İlçe isminin kökeni hakkında birçok rivayetler bulunmaktadır. Bu rivayetler arasında en önemlisi ise şudur: Rivayete göre Ahlat İlçesinde Urartu krallarından biri olan Lat yaşamaktadır. Kral Lat birgün bir savaşa katılır ve savaş sırasında düşman kuvvetleri tarafından saldırıya uğrayarak yaralanır.

Bu haberi duyan kralın kızı ise üzüntüsünü Ah! Lat olarak dile getirir ve bu sözler ile babasına ağıtlar yakar. Bu ağıtlardan sonra buranın ismi Ahlat olarak kalır. Bu rivayet günümüzde bu harika ilçede yaşayanlar tarafından bilinmektedir.

Dolaysıyla Ahlat İlçesine yolunuz düştüğünde bu harika ilçemizin sakinlerine ilçe adının kökeni hakkında sorular sorduğunuzda sizlere bu rivayeti bildirmektedirler.

İlçenin Coğrafi Özellikleri

8741_24Ahlat İlçemizi özel kılan bir diğer önemli niteliklerinden biri de harika coğrafi özelliklere sahip olmasıdır. Dolayısıyla Ahlat İlçemiz coğrafi özellikleri bakımından da ülkemizin en gözde ilçeleri arasında yer almaktadır. İşte Ahlat İlçemizin coğrafi özellikleri şunlardır;

  • İlçemiz 1044 kilometre karelik büyük bir alana sahiptir.
  • İlçemiz Nemrut Dağının batı kısmında yer alırken Süphan Dağının doğu kısmında yer almaktadır.
  • İlçemiz aynı zamanda kara iklim niteliklerine sahip olmaktadır.
  • Bu harika ilçemizde kış çok erken etkisini gösterirken yaz etkisini ancak Nisan ayı başlarında etkisini göstermektedir.
  • Ahlat İlçemizin en belirgin niteliklerinden biri de yıllık ortalama yağış miktarının oldukça yüksek olmasıdır. Bu harika ilçemizde yıllık yağış miktarı ortalama olarak 1000 ila 1500 mm arasında değişebilmektedir.
  • İlçemiz bozkır bitki örtüsüne sahip olmasının yanısıra ayrıca oldukça yeşil ve gür bir bitki örtüsüne sahiptir.
  • Ahlat İlçemizin merkezine bağlı 1 belde, 23 köy, ve 12 mahalle yer almaktadır. Dolaysıyla bu harika ilçemiz oldukça geniş yerleşim alanlarına sahiptir.

İlçenin Kültürü

Ahlat İlçemizin coğrafi özellikleri hakkında bilgiler sunduktan sonra şimdi de bu harika ilçemizin kültürü hakkında bilgiler sunalım. Ahlat İlçemizi önemli ve özel kılan en belirgin niteliklerinden biri de kültürel bakımdan oldukça zengin olmasıdır. Dolaysıyla birçok devlet ve milletlere ev sahipliği yapmış olan Ahlat İlçemiz bu niteliği sayesinde oldukça değerli bir kültürel mirasa sahip olmuştur.

Bu neden ilçemizde birçok tarihi lahit mezarlar bulunmaktadır. Bununla birlikte Selçuklu Devletine ait olan pek çok mezar kalıntıları da bulunmaktadır. Ahlat İlçemizin en belirgin özelliklerinden biri de Osmanlı İmparatorluğu kurucusu Osman Gazinin babası olan Ertuğrul Gazinin Ahlat İlçemizde dünyaya gelmiş olması ve yaşamının önemli bir kısmını burada sürdürmüş olmasıdır.

Dolaysıyla bu nedenden ötürü de Ahlat İlçemizin Osmanlı tarihinde oldukça önemli bir konumu bulunmaktadır. Lahit mezarlar yönünden oldukça zengin olan bu harika ilçemiz lahit mezarların tarihin önemli isimlerine ait olduğu bilinmektedir.

Ahlat İlçesinin Bilinmeyen Yönleri

Bu harika ilçemiz hakkında geniş bilgiler sunduktan sonra şimdi de bu harika ilçemizin bilinmeyen yönlerinin neler olduğu hakkında bilgiler sunalım. Ahlat İlçemizin pek çok bilinmeyen yönleri bulunmaktadır.

Tabi bu yönleri tarihi kitaplarda ve tarihi kaynaklarda bulunmakla birlikte sadece bireyler tarafından fazlaca bilinmediğini belirtmek isteriz. Ahlat İlçemizin bilinmeyen yönlerinden biri bugün özellikle birçok batı ülkeleri tarafından yakından tanınmasıdır.

Zira bu harika ilçemiz tarihte birçok yabancı milletlere ev sahipliği yapmış ve bu sayede yabancı tarihi arşivlerde yer edinmiştir. Özellikle de günümüz Arap dünyasının tarihi kaynaklarını incelediğinizde Ahlat İlçemizin hangi konumda olduğunu açıkça fark edersiniz.

Bununla birlikte bu harika ilçemizin bilinmeyen yönlerinden biri de ülkemizde bulunan birçok ilçelerimize göre yer altı kaynakları bakımından daha zengin olmasıdır. Dolaysıyla Ahlat İlçemiz yer altı kaynakları bakımından da oldukça zengin olmakla birlikte günümüzde malesef ki sahip olduğu yer altı kaynaklarının çıkarılması ve işlenmesi konusunda yeteri kadar talep görmemektedir.

Ahlat İlçemizin bilinmeyen bir diğer yönü ise yıllık yağış potansiyelinin bir ilçeye göre oldukça fazla olmasıdır. Yukarıda belirttiğimiz üzere bu harika ilçemizde yıllık olarak 1000 ila 1500 mm yağış miktarı düşmektedir. Dolayısıyla bir ilçeye göre bu oran oldukça yüksektir. Uzmanlar bu oranın ancak bir ili kapsayabileceğinin altını çizmekte ve bu sebeple bu miktarın Ahlat İlçesi açısından büyük bir mucize olduğunu belirtmektedirler.

Ahlat İlçemizi Ziyaret Etmenizi Tavsiye Ederiz

Yolunuz Bitlis ilimiz tarafına düştüğünde bu harika ilçemizi ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Günümüzde halen daha tarih kokan bir havaya sahip olan Ahlat İlçemiz bu niteliği sayesinde sizleri kendine hayran bırakacaktır.

Ayrıca bu harika ilçemizde bulunan birçok tarihi mekanları ziyaret edebilir harika doğa havasından yararlanabilirsiniz. Yılın belirli dönemlerinde yabancı turistler tarafından da ziyaret edilen Ahlat İlçemiz bu niteliği sayesinde de ülkemizin en gözde ilçeleri arasında yer almaktadır.

Sizler de harika bir ilçeyi ziyaret etmek isterseniz sizlere Ahlat İlçesini tavsiye edebiliriz. Makalemizde harika ilçelerimizden biri olan Ahlat İlçemiz hakkında merak edilen tüm konular hakkında bilgiler sunduk. Umarız bu anlamda faydalı olabilmişizdir.

Yazar: Ensar Türkoğlu