Demet Akalın Koltuk Takımı Modelleri (Çetmen)

Çetmen koltuk takımı modellerini incelediğimiz binbirdekor.com sayfasına hoş geldiniz arkadaşlar. Bu sayfamızda bir kaç gündür Demet Akalın ve sevilen şarkısı Koltuk‘un yeni düzenlemesini adını ilk defa duyduğumuz bir marka olan Çetmen’in reklam filmlerinde izliyoruz. Dikkatleri çekmemesi mümkün değil, eğer TV izliyorsanız mutlaka görmüşsünüzdür. Başarılı da bir reklam filmi olmuş, sonuçta pop müziğin sansasyonel isimlerinden biri ve hit bir şarkı. Merak uyandırıyor. Bizlerde merak ettik ve hem markayı, hem de markanın koltuk takımlarını sizler için araştırdık ve sonuçları burada beğeni ve bilgilerinize sunduk. Dolayısı ile şu sıralar bir koltuk takımına ihtiyacınız var ise burada göreceğiniz koltuk takımlarına bayılacağınızı düşünüyoruz.

Ancak daha öncesinde biraz Çetmen hakkında sizlere bilgi verelim. Efendim Çetmen her ne kadar yeni tanıştığımız bir marka olsa da kökleri 1962 yılına İzmir’in Bayraklı ilçesine dayanıyor. Bu ilçede açılan ilk mağaza da yıllarca kendi üretikleri mobilyaları satmışlar. 1995 Yılına gelindiğinde marka ilk fabrikasını kurmuş ve ardından ulusallaşma yolunda İstanbul, İzmir, Balıkesir, Manisa, Aydın, Uşak ve Muğla’da ardarda mağazalar açılmış. Marka hakkında bu kadar bilgi umarız yeterli olmuştur. Dilerseniz şimdi gelin Çetmen oturma grubu modellerini incelemeye başlayalım.

Yeni bir marka gibi görünen ancak temelleri yarım asırdan fazla bir süre önce atılan Çetmen’in koltuk takımı ürün grubunda yılların deneyimi ile hazırlanmış ve hemen her bütçeye ve her zevke hitabeden koltuk takımı modelleri bulabiliyorsunuz. Tasarımları genel anlamda oldukça şık, ancak aralarında bazı koleksiyonlar var ki diğerlerinden hemen ayrışıyorlar. Bu duruma verebileceğimiz en güzel örnek ise üst resimde gördüğünüz Çetmen Poots  koltuk takımı. Takım romantik renkleri ve kapitone uygulamaları ile adeta göz kamaştırıyor.

Son dönemlerde modern minimalist dekorasyon ve mobilya akımları pek bir revaçta. Evlerin, dairelerin küçülerek modern zamanların olması gerektiği boyutlarına inmesi nedeni ile trend haline gelen bu tarz, aynı zamanda basit ancak kullanışlı tasarımlara dayanıyor. Çetmen tasarımcıları da bu durumu dikkate alarak hem basir, hem şık, hem de kullanışlı bir oturma grubu olan ve üst resimde gördüğünüz Çetmen Linney koltuk takımını tasarlamışlar.

Çiçekli berjerler, mavinin en güzel tonlarından biri, takıma tamamen uyum sağlayan kırlentler ve huzurlarınızda Çetmen Femei oturma grubu… Özellikle country tarzı dekorasyonlardan hoşlanan hanımlarından hastası olacağını düşündüğümüz bu güzel koltuk takımı da Çetmen koltuk takımı modelleri arasında dikkat çeken oturma grupları arasında yer alıyor.

Tabi markanın koltuk takımı koleksiyonunda ki ürünler bu kadar ile sınırlı değil, hemen alt tarafta yer alan foto galerimiz içerisinde diğer Çetmen koltuk takımlarını da sizler için bir araya getirdik. Foto galerimiz içerisinde hem bu güzel oturma guruplarını inceleyebilir, hemde görseller eşliğinde sunduğumuz bilgiler ile ürünler hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Dolayısı ile salon veya oturma odanız için bir oturma grubuna ihtiyacınız var ise alışverişe çıkmadan önce bu güzel ürünlere mutlaka göz atmanızı öneririz…

ÇETMEN OTURMA GURUBU MODELLERİ GÖRSELLERİ

Çetmen hakkında daha fazla bilgi almak ve Çetmen oturma grubu modellerini daha detaylı olarak incelemek için bu adresi de ziyaret etmenizi öneririz.

Demet Akalın Koltuk Takımı Modelleri (Çetmen) çetmen koltuk takımı, makalemiz hakkında sorularınızı, aşağıdaki bölümden bize gönderebilirsiniz.

Vertigo ve VR bulantılarına son!Reliefband geliyor

Vertigo ve VR bulantılarına son!Reliefband geliyor – Teknoloji Foto Galeri

Hızla yaygınlaşan VR kullanımı beraberinde bazı eksileride getirdi.

Kullanıcıların en önemmli sorunu olan mide bulantısının önüne bir türlü geçilemiyordu.

Bu buluşla birlikte bütün bulantı problemlerini kapsayan bir çözüm elde edildi.

Mavi Balinalar Hakkında Bilinmeyenler

Pek çoğumuz aslında denizleri ve denizlerdeki canlıları biliriz ama hepsini asla ve bunlar bir de denizlerin en büyükleri mavi balinalar ise…

En büyükleri dedik çünkü olgun bir mavi balinanın en kısasının boyu 23 cm en büyüğü ise 31 cm ye kadar çıkmaktadır. Bu sayı ise bizlere neredeyse bir iki bina boyu kadar etmektedir. Ağırlığı ise 150 tona yakın olan bu hayvanlar için pek çok yeni bilinmeyen konular ortaya çıkmaktadır. Bunlara şöyle göz atmak gerekirse; bir mavi balinanın dilinin yaklaşık, Güney Afrika da bulunan bir filin büyüklüğü kadar olduğu gözlemlenmiştir. Bu da bizlere bir mavi balinanın avlayabileceği hayvan büyüklüklerini vermektedir. Yani hepsi…

Diğer bir bilinmeyense Mavi balinaların yaşı 25 cm’ lik bir kulak kiri tıkacındaki halkaları sayarak öğrenilebilir. Ayrıca mavi balinaların ağzındaki suyun ağırlığı kendi ağırlığına eşit olabilir. Bu da bizlere mavi balinaların kendi ağırlıkları kadar şeyi ağızlarında taşıyabileceklerini kanıtlar.

Kadınların tercih ettiği birçok pahalı parfüm içerisinde balina dışkısı bulunuyor. Aslında parfüme koku veren ispermeçet balina dışkılarında olan amber (ambergris) adında ki çok değerli bir taştır.

Birçoğumuz yaz ayları geldiğinde güneş yanıklarından yakınırız ve canımızın çok yandığını bilir envayi çeşit koruyucu kullanarak güneş yanığından korunmaya çalışırız. Ama sadece biz bu durumdan şikâyet etmeyiz. Aynı zamanda mavi balinalarda güneş yanığından mustariptir. Mavi balinalarında derileri su yüzeyine çıktıklarında ya da yüzeye yakın yüzdüklerinde güneşten etkilenir ve yanar.Yanmak gibi insanlara benzeyen bir özelliğe daha sahip olan mavi balinaların, bir diğer özelliği ise suyun altında kalamamasıdır. Mavi balinalarda insanlar gibi suyun altında çok kalamazlar ve en fazla suyun altında kalma kapasitesi 30 dakikadır ve bundan fazla kalırsa boğulur. Mavi balinalar diğer su canlılarının yanı sıra solungaç değil akciğer taşırlar ve bu da onların suda nefes problemi yaşamasına neden olur.

Beslenme açısından ise mavi balinalar bilime dahi ters bir yönleriyle yalnızca krille beslenirler ki bunlar ancak fasulye kadar büyüktürler.

Yazar: Cansu Kutlu

Beyninizi İş İçin Terbiye Edebilmek

Merhaba sevgili parlak fikirler okurları. Bu yazımızda beynimizi iş için nasıl terbiye edebileceğimizi konuşacağız. Bununla birlikte tembelliği bir hak mı bir erdem mi yoksa bir boşluk mu olduğunu münazara edeceğiz. Bununla da yetinmeyip çalışmanın, bir işte var olmanın kişiye psikolojik, fizyolojik ve diğer açılardan neler katabileceğinizi de sizlerle paylaşacağız.

Biliyorsunuz. Olay kafada bitiyor diye popüler bir söz var ortalıkta. Yani beyin dediğimiz ve kimi biyologlara göre hala gizemini koruyan o sırlı organ, kafa diye nitelendirdiğimiz ve genel olarak düşünme biçimimizi belirleyen bir yapı. Olay kafada bitiyor dediğimiz andan itibaren beynimizi yönlendirebileceğimizi ve insanın nasıl düşünmek isterse öyle düşünüp öyle hissedeceğini anlıyoruz.

Bu yazımızın başlığı beyninizi iş için terbiye edebilmek olsa da asıl adı ”olay kafada bitiyor” diyebiliriz. İnsan sürekli olarak kalbini işaret etse de, birini severken de ne kadar acı çektiğini gösterirken de kalbini gösterse de işin aslı öyle değildir. Aslında hisettiğimiz duyguların tümü beynimize aittir. Beynimizde oluşur, meydana gelir ve tüm vücuda yayılır. İnsan düşünemediği yerde hissetmeye başlar ve düşünce de his de beyin tarafından organize edilir.

Hal böyle olunca iş için kendimizi inandırmamız, daha inançlı, daha hırslı, daha çalışkan olmamız tamamen beynimize bağlı diyebiliriz. Bizi aşık eden de bize nefret ettiren de beyin olduğuna göre bir işi sevip sevmemek bile tamamen beynin kontrolüne bağlıdır. Bu noktada asıl sorulması gereken nokta şudur: Beynimiz mi bize hükmedecek biz mi beynimize hükmedeceğiz?

İşte bu soruya doğru yanıt verilip doğruluktan yana gidilince insanlar sevdikleri işlerde bir ömür boyu mutlu olarak, azimle çalışırlar. Asıl kaçırılmaması gereken nokta, beynimizi bizim yönetmemiz. Zira bizi çalıştıran da çalıştığımız işten, ürettiğimiz emekten de memnun kılan o yapı. Birine salak dediğimiz bile aslında onun beyinsizliğine değil farklı düşünme biçimlerine hakaret etmiş oluyoruz.

Çünkü insan istese de istemese de beyin düşünür. Bunun dışarıya aktarılması ise bazı zamanlar kesintili olur. O nedenle bir işi sevip sevmemek salaklık ile ilgili değil beynin kontrolünü ele alamamamız ile ilgilidir.

Her neyse. Yeter bu kadar nörolojik bilgi! Ha bu arada bu bilgileri bu kadar sade, bu kadar tane tane anlatacak başka site bulamazsınız. Parlak fikirler farkıyla yüzünüzde gülümseme, beyninizde ışık olmamız dileğiyle.

İş Yaparken Umutlu Olmanın Önemi bizi umutlu kılıp birçok işe inanarak nice beladan zafer ile çıkmamızı sağlayan da beyindir. Bizi umutsuzluk zindanlarında çürütüp birer işe yaramaz sefile dönüştüren de beynimizdir. Yalnızca beyninin kontrolünü elinde bulunduran biri iş yaparken umutlu olur ve o işin karşısında ezilip büzülmek yerine dizginleri eline alınarak hem beyninin hem işinin efendisi olur. Ayrıntılar yazımızda. Keyifli okumalar.

Çalışmak, bir erdemdir.

Çalışmanın Kişiye Genel Yararları Nelerdir? 

Eğer çalışmanın insana zihinsel, fiziksel, psikolojik ve toplumsal açıdan yararlarını kavrar, bunları tam tamına anlarsak öyleyse beynimizi de iş için terbiye edebiliriz. Şimdi madde madde çalışmanın kişiye genel yararlarını sıralayacağız.

  • Çalışmak hafızayı güçlendirir, bilinci açar: 

Yapılan birçok araştırmaya göre işleyen demir ışıldar atasözü tam olarak gerçeği yansıtıyor. İnsan ister el emeği ister akıl emeği gerektiren işte çalışsın, her ne üretiyor olursa olun sürekli bir hareket ve dikkat halinde olduğu sürece beyni de çalışıyor. Bir nevi çalışmak, beyni beyinler için düzenlenmiş bir spor salonunda koşturuyor. Koşan, ağırlık kaldıran beyin de giderek kaslanıp güçleniyor. Bu da daha güçlü bir beyin, daha çalışkan bir organizma doğuruyor.

 

  • Çalışmak, mutluluk getiriyor: 

Türk ulusunda ”eve ekmek götürmek” gibi hassas ve duygusal bir tabir vardır. Eve ekmek getirmenin özellikle er kişi için tarifsiz mutluluğu ise tartılmaz. Bir memur, hastanedeki işini bitirip bu kışın soğuğunda sıcacık evine gittiğinde, zevcesinin hoş geldinine mazhar olunca, çocuğunu doya doya öpünce tüm yorgunluğu geçer. Yorgunluğun yerine kendisine ait olana bakmak, onları beslemek, onların geçimini sağlamak gibi değerlerin içinde yarattığı sonsuz huzur ve gurur gelir. Çalışmak, mutluluk getirir arkadaşlar.

 

  • Çalışmak, boş zaman düşmanıdır:

Boş zaman ise insanın düşmanıdır. Boş zamanı çok olan insan otomatik olarak boşluğa düşer. Cinnet, delilik, kötü düşünceler hep boş zamanların bolluğundan gelir. Aylaklık, neler doğurur neler. Bu nedenle çalışmak, insanı meşgul eder ve meşgul ettiği şeylerle de verimli kılar.

  • Çalışmak, eşittir para kazanmak: 

Geldik, çalışmanın en büyük yararına. Elbette ki para kazanmak için çalışmak gerekiyor. Öyle bedavadan yaşamak yok. O nedenle para kazanmak, çeşitli derecelerdeki zenginlikleri tatmak için çalışmak, çalıştığınız alanda ve yerde yükselmek gerekiyor. Çalışmak eşittir para kazanmak. Eğer gökten önünüze para düşeceğine inancınız tam değilse, çalışmaya başlamalı ve beyninize bu inanç üzerinde parlamanız gerekiyor.

Sözel Zekası Olanlara İş Fikirleri sözel zeka, beynin farklı bir çalışma disipline hürmet etmesi demektir. Bu nedenle halihazırdaki mevcut işler, sözel ve sayısal olarak ikiye ayrılır. Sözel zekası olanlara iş fikirleri başlıklı yazımız parlak fikirler farkıyla yalnızca burada.

Beyninizi terbiye etmeyi ihmal etmeyin!

Beyniniz Çalışmaya İnanmalı! 

Çalışmak, yarı düşünceyle yarı duyguyla inandırılacak bir şeydir. Yani hem duygu durumunuzun hemde düşünme gücünüzün çalışmaya, iş yapmaya inanıyor olması gerekiyor. Bir işe mental olarak hazır olsanız da duygunuz buna hazır olmayabilir. Yani evet çalışabiliyorsunuz, bunu yapabiliyorsunuz ama tamamen mutsuz bir haldesiniz. Eve yorgun değil, üzgün, tabiri caizse perişan olmuş halde dönüyorsunuz. Bu çalışma biçimi, sağlıklı bir biçim değildir.

Ya da çalışmak sizi mutlu etse bile vücudunuz, direnciniz buna hazır olmayabilir. Siz ne kadar mutlu mesut olsanız bile patronunuz çalışma biçiminizden, eforunuzdan memnun olmayabilir. Bu nedenle duygu durumunuz ne kadar müsait olsa bile çalışma disiplininiz, performansınız buna uygun olmayabilir.

Peki beyninizi çalışmak için nasıl eğitebilirsiniz? İşte kısaca ve herkesin anlayabileceği şekilde bu sorunun cevapları.

Artık Babanızın Yanında Çalışamayacağınızı Gösteren Belirtiler beyninizi kullanın ve artık babanızın yanında çalışmayın arkadaşlar. Beyninizi iş için terbiye ederken belli başlı göstergeleri de göz önünde bulundurun. Çalışmak var, çalışmak var. O nedenle beyninizi iş için eğitirken size en uygun işlerde çalışmayı da kendinizde hak bilin.

Beyninizi İş İçin Nasıl Terbiye Edersiniz? 

Beyninizi tembellikten kurtarmanız gerekiyor. Bunun için kendinize ”tembellik bir erdem” değildir diye teskin etmeli, telkinde bulunmalısınız. Tembellik, önce beyni sonra vücudu dondurur. Beyinden komut gelmeyince, gelemeyince, o vücudu yataktan kaldırmak, iş için yollara düşürmek son derece zordur.

Beyninizi iş için disiplinize etmeniz gerekiyor. Bunun için düşünce egzersizleri bile yapabilirsiniz. Beyninizin kontrolünün tamamen sizin elinizde olmanızı istiyorsanız yapmanız gereken sabit fikirli olmaktan vazgeçip korkularınızdan arınmak.

Evet korku. Beyin, korku da üretir. Ve bu korku, dışarıya çıkmak, çalışmak gibi sosyalleşmeyi gerektiren, içinde hırs ve kuvvet barındıran eylemlerden sizi uzak tutar. Bu da ayrı bir tembellik, ayrı bir aylaklık biçimi üretir.

Ya işin içlerinde çalışıp kendinizi gerçekleştireceksiniz, ya da tembel ve hiçbir şey üretmeyen bir hayatın içinde kaybolur gidersiniz.

Ev Hanımlarına 10 Süper Ek İş- Ek Gelir İmkanı!

Karamelli Kakaolu Bisküvili Pasta

Karamelli Kakaolu Bisküvili Pasta

Çok lezzetli bir pasta karamel sevenler için harika kakaolu bisküvili nefis bir pasta mutlaka deneyin derim.

Malzemeler:

  • 1.5 paket kakaolu bisküvi
  • 1 litre süt
  • 3 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • Yarım su bardağı şeker

Karameli için;

  • 2 yemek kaşığı şeker
  • Yarım paket krema

Krem şantisi için;

  • 1 kutu 2 poşet krem şanti
  • 1 su bardağı süt

Hazırlanışı:

  1. Yukarıda verilen malzemelerle pudingi pişirip kare borcama bir sıra bisküvi bir sıra puding olacak şekilde yapıyoruz.
  2. Yarım kase pudingten üzerine şerit çekmek için ayırıyoruz pudingin üzerine soğuyunca çırptığımız krem şantiyi seriyoruz.
  3. Küçük bir tavada 2 kaşık şekeri yakıp kahverengi ton olunca yarım paket kremayı döküp karıştırıyoruz.
  4. Soğuyunca koyulaşıyor korkmayın sonra sıkma hunisine koyup pastamızın üzerine şeritler yapıyoruz.
  5. Aralarına pudingten şerit yapıp kürdanla çiziyoruz hazır çikolata veya karamel sosta kullanabilirsiz arzunuza göre elbette.

Afiyet olsun.Tarifi biizimle paylaşan hayatmutfagm’a teşekkür ederiz.

Resmen açıklandı; McLaren ve BMW el sıkıştı!

McLaren ve BMW içten yanmalı motor teknolojini birlikte üretmek için el sıkışarak heyecan yarattı.

McLaren, özellikle Formula 1 üzerinde geliştirdiği motor teknolojileriyle ve bu teknolojinin sokağa başarılı uyarlanmasıyla karşımıza çıkan bir marka. Günümüzde 720S modelinin hazırlıkları içerisinde olan İngiliz üretici bir yandan da geleceğin motor teknolojileri üzerinde yoğun mesai harcıyor. BMW ise geçtiğimiz yılın en iyi motorları listesinde başarılı uygulamalarıyla kendine yer bulmuş en köklü binek otomobil markalarından birisi. Peki bir saniyeliğine motor teknolojileri konusunda sektörün önde gelen bu iki firmasının tek bir noktada üstelik motor geliştirme üzerinde ortak olduğunu ve birlikte motor geliştirdiğini düşünsek nasıl olur? Neyseki McLaren ve BMW bizleri çok fazla zahmete sokmamak için el sıkışarak bu söylediğimizi gerçeğe dönüştürecek. Sonuç mu? Onu 2020’de göreceğiz.

McLaren ve BMW bugün yaptıkları ortak açıklamayla birlikte düşük emisyon değerlerine sahip içten yanmalı motor teknolojileri üzerinde ortak geliştirme yürüteceğini duyurdu. Daha fazla güç daha az emisyon parolasıyla yola çıkan iki ekibe aynı zamanda İngiliz hükümetinin de hatırı sayılır bir seviyede finansman sağlayacağı ifade edilirken ortaya çıkacak motorların özellikle hafif yapısıyla da fark yaratacağı söyleniyor. Ortaklıkla ilgili açıklamalarda bulunan McLaren patronu Mike Flewitt; “Bu her iki taraf için de heyecan verici bir proje. McLaren dünyanın en iyi motorlarını yapmasıyla ünlü bir marka. Bu ortaklık sayesinde geliştirme süreci yürüttüğümüz ve geliştireceğimiz yeni motorların tamamlanma süreci hızlanacak.” diyerek bağımsız olarak da motor geliştirmeye de devam edeceklerini belirtti. BMW’den yapılan açıklamadaysa “Bu projenin bir parçası olduğumuz için mutluyuz. McLaren ve BMW dünyanın en iyi motorlarını üreten önemli üreticiler olarak biliniyor. Bu projeyle yeni nesil içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte geliştireceğiz. Özellikle düşük emisyon parolası BMW için oldukça önem arz ediyor. Bu teknoloji markanın geleceğini için çok önemli.” denildi. Şimdi, tıpkı sizler gibi biz de arkamıza yaslanıp bu iki devin ortak noktada buluştuğu motorun ne gibi özelliklere sahip olacağını merakla ediyoruz.

Ssangyong Araçları Duydunuz mu?

1954 tarihi Ssangyong markası ve modelleri için başlangıç tarihidir. Kore’deki üretimi, hızlı bir piyasaya girmesi ve İkiz ejder kavramı, Ssangyong araçlarını büyük bir talebe çekmiştir. Tüm modellerindeki kalite, naiflik, performans ve iç dizaynın baş gösterdiği ilhamda, ilham alınan herşey ilham konusu olmuştur.

Bunun için Ssangyong araçlarını kullanan her bir sürücü için sürüş keyfi, tarifi olmayan bir deneyim olmaktadır. Bu sebeple gerçek bir araç kullanma zevki sadece  Ssangyong araçlarını duyanlar ve test edenler içindir.

SUV modelleri özellikle tercih edilen ve ayrı bir ilgi alanı gerektirmektedir. Ssangyong Suv modelleri konusundaki tecrübesini konuşturarak,

  • Rexton,
  • Kyron,
  • Actyon,
  • Korando,
  • Actyon Sport

SUV modelleri baş tacı olma konusunda önemli modelleri oluşturmaktadır. Bir nevi Ssangyong markası için gözde de diye bilinir.

Chairman Ülkenin Amiral Gemisi

5000cc ile karşılık verir. Özel bir tasarımı tasarım olmaktan çok sadece ilgi çekicilik üzerine kurulmuştur. 7 vitesli olarak özelliklerinde Ssanyong araçlarının en gözdesi ve en alıcı modellerinden bir tanesidir.

Üst model sınıfında 1997 yılında üretilmiş ve dünyanın en çok tercih edilen lüks otomobili olmuştur. Bu sayede ünü, peşinden bıraktığı hayranlıklar olmuştur.

Ssangyong Yedek Parça Hizmeti

Ssangyong yedek parçaları ülkemizde rahatlıkla bulunmaktadır. Özellikle doğru bir ihtiyaca yönelik motor parçalarından tüm dış yüzey yedek parçalarına kadar Ssanyong yedek parça temini gerçekleştirmektedir. Böylece ender bir yapıya sahip olan Ssangyong markası için yedek parça korkusu yaşanmasına gerek kalmamaktadır.

Ssangyong yedek parça hizmetinde internet üzerinden siparişler verilebilmektedir. Araçların kalitesi ve iç tasarımı düşünüldüğünde satın almamak için yedek parça bahanesinin üretilmesine gerek yoktur. Ssanyong’un tüm parça teminini kaliteli firmalardan orijinal ya da orijinaline yakın bir şekilde temin edebilirsiniz.

Gebelik ile İlgili Bilinmesi Gereken Önemli Bilgiler

Gebelik süreci ile başlayan bebek sevdası ve zorlu gebelik aşamaları ile sağlıklı doğum yapmak her bayanın hakkıdır. Bu nedenle anne adayının her konuda bilinçli olması gerekir. Özellikle bir bebek bekliyorsa ve bunu sıcağı sıcağına öğrendiyse bunun için panik yapmamalı ve nasıl beslenmesi ve ya neler yapması gerektiği hakkında kesin bilgileri edinmesi oldukça önemlidir. Gebeliğin kesin bulgularından birisi adet gecikmesidir. Eğer beklenen kanama gelmemiş ise ve her ay düzenli bir şekilde regl oluyorsanız bu gecikmeyi gebelik ile değerlendirmeniz mümkün olabilmektedir. Her sağlıklı bayan 28 günde bir adet olur ve bunun düzenli olması onun için hiçbir sorun teşkil etmez. Eğer regl döneminizde sürekli sorunlar yaşıyorsanız hormonlardan birinde tembelleşme söz konusu olabilir. Bunun için hormon testi yaptırmanız gerekir ve bu tedaviyi kadın doğum hastalıklarından randevu alarak gerçekleştirmeniz gerekir. Doktorunuzun size verdiği talimatlara uyum sağlamanız tedavinizi için oldukça önem taşımaktadır. Eğer adet döneminizde sorun yok ise ve bebek isteyen bir anne adayı iseniz reglinizin geçmesi ilk bulgu olabilmektedir. Gebelik belirtilerinde en kesin bulgu kanamanın kesilme şeklidir. Peki, bir anne adayı test yaptırmadan önce gebe olduğunu nasıl anlar ve her belirti acaba gebelik belirtisi midir bunu da sizlerle detaylı bir şekilde paylaşacağız. Gebeliğin diğer belirtilerinde ise sürekli sizi yoran bir halsizlik ve uyku hali gözlemlenmektedir. Midenizde ekşime ve bulantılar bu süre içinde artış sağlar. Sabah uykudan uyandığınız zaman midenizde bulantıların meydana geldiğini fark edersiniz. İdrar renginiz her zamankinden daha koyu ve yoğun bir şekilde koku içermektedir. Sürekli anlam veremediğiniz vajina akıntıları artar. Gebelik değişik bir psikolojinin içine girmek ile başlar. Fiziksel olarak yorgun, ruh hali olarak çökük olursunuz. Bu yüzden birden fazla değişik bulgular ile karşılaşmanız oldukça doğal bir durumdur. Her insanda değişik bir şekilde boy gösteren gebelik farklı olmasına rağmen yaşanan durum aslında hep aynıdır. Çünkü o an içinizde canlanan bir hücre ile tanışmak üzeresiniz ve bu bambaşka duygu ilk annelik yaşayanlar için oldukça sevindirici bir haberdir. Peki, gebeliğin diğer belirtileri tam olarak neler isterseniz bu bilgileri sizler ile detaylı bir şekilde paylaşalım, bilgilenelim.

Gebeliği Düşündürecek İlginç Belirtiler

Bebek bekleyen ve ya bebek için hazırlığa girişen anne adaylarının her durumdan kıl kapması oldukça normal bir durumdur. Çünkü anne adayı bebeğini beklerken hayal ettiğinden çok daha fazlasını yaşar. Gebelik oluşunca zaten anne adayında yavaş yavaş değişik haller oluşmaya başlar. Bunları ele almak gerekirse:

Beklenmedik zamanlarda baş ağrılarının hızlıca yaygınlaşması ve artması gebeliğin ilk belirtilerinden birisidir.
• Reglin beklenen günde gerçekleşmemesi, beklenen adet kanamasının gelmemesi gebelik şüphesini sizde uyandırabilir.
• Karının alt kısmında yani kasık kısımlarında sürekli ağrı hissedilmesi ve karnın sürekli gaz şeklinde şişmesi gebeliğin belirtilerinden birisi olabilir.
• Ağız kenarlarında ve ağızda kuruma meydana gelir. Ağız kenarlarında ayrıca çıkan uçuk ve yaralar, ağızda tat değişikliklerin oluşması ve sürekli oluşan balgam ya da tükürüğün fazla gelmesi gebeliğin değişik belirtilerinden birisi olabilmektedir.
• Sürekli gelişen uyku hali ve aşırı derecede boy gösteren yorgunluk gebeliğin belirtisi olabilmektedir.
• Boyun ve sırt ağrılarının çoğalması gebelik başlangıcı olabilmektedir. Göz ferinin renk değiştirmesi ve gözaltında morarmalar, aşırı yorgunluk hali gebeliğin değişik belirtileri arasında yer almaktadır.
• Tırnaklarda beyazlama ve ciltte dökülmeler meydana gelebilmektedir.
• En büyük belirtilerinden birisi yemek yedikten sonra yediklerinizi kusmanız ve mide bulantınızın en küçük şeylerde artmasıdır. Bu durum her gebelikte aynı olmamaktadır.
• Meme uçlarında büyüme ve kenarlarında halka şeklinde koyu mor renge dönüşmesi gebeliğin başlamasına işarettir.
• Vajinal akıntının kokusuz ve süt beyaz şeklinde gelmesi gebeliği şüphelendiren durumlar arasında yer almaktadır.
• Diş eti hastalıkların artması hatta diş ağrılarının aniden çoğalması da gebeliği size düşündürebilmektedir.
• Kötü kokulara karşı hassasiyetinizin artması özellikle aşırı koku içeren besinlerde sucuk, salam, balık, sarımsak kokularına karşı hassasiyetiniz artabilir, mideniz her zamankinden daha fazla bulanabilmektedir. Özellikle sizin yanınızda sigara içenlerden aşırı derecede etkilenebilir hatta sigara içen birisi iseniz sigaradan bile doğal olarak bu dönemlerde tiksinebilirsiniz.
• Gribe benzer nezle, saman nezlesi olabilirsiniz. Hata birçok besine karşı alerjiler meydana gelebilmektedir.

Özellikle her zaman severek içtiğini kolayı içtiğinizde karın kısmınızda şiddetli ağrı hissedebilirsiniz. Böyle bir durumda her durumu göz önünde bulundurarak asitli ve alkollü içeceklerden uzak durmanız gerekmektedir. Gebelikte değişik ağrılar, kasık ağrıları hatta migrene benzer ağrılar meydana gelebilir. Bunun için içinizde bir can taşıyor olabilirsiniz. Bu nedenle kafanıza göre ilaç kullanmamanızı tavsiye ediyoruz. En kesin sonucu kan testi yaparak öğrenebilirsiniz. Dilerseniz eczanelerde satılan yapılması pratik olan gebelik test çubuğundan alarak gebe olup olmadığınızı çubuğun üzerinde verilen talimatlara göre öğrenebilirsiniz. Gebelik test çubuğunu aldıktan sonra sabah uykudan uyandıktan sonra plastik bir kaba idrarınızı yapın. Bunu kahvaltıdan önce aç karna yaparsanız kesin sonucu daha net göreceğinizden hiç şüpheniz olmasın. Gebeliğin değişik ve olası belirtilerinden sizlere bahsettik. Bu durumlardan şüpheleniyorsanız en yakın zamanda bir hastaneye gitmenizi ve bunu doktorunuzdan öğrenmenizi tavsiye ediyoruz. Her ne kadar sonuçlar negatif çıksa bile kesinlikle üzülmenizi istemiyoruz.

Gebelikte Yapılan Belli Başlı Test ve İncelemeler Nelerdir?

Gebelik esnasında kontrollerin sağlıklı bir şekilde yapılması anne adayını gebeliğin öncesine veya sonrasına daha temkinli bir şekilde hazırlar. Gebelik sırasında oluşan olası bir hastalığın olup olmadığını daha detaylı bir şekilde öğrenmenin tek yolu düzenli bir şekilde gidilen doktor muayeneleridir. Anne adayının daha önce çocuk yapmış olması ve çocuk sayısı ya da ilk defa anneliğe adım atması yapılan incelemelere göre değerlendirilmektedir. Çünkü daha önce doğum esnasında gerçekleşen bebek ölümleri ya da gebelik sürecinin içindeyken düşük ihtimallerin olması bile bir sonraki gebelik sürecinde yeni tehlikelere yol açabilmektedir. Bunu tekrardan yaşamamak için tedbiri kesinlikle elden bırakmamanız gerekmektedir. Gebelikte doktor anne adayının düşük tehlikesi içinde yer alıp almadığını yaptığı testler ve muayeneler sonrası karar verir. Eğer düşük tehlikesi içinde ise anne adayı ilk üç ayında iyi bir şekilde istirahat etmesini önerir. Anne bu dönemin içinde ilk 3 ay kadar çok dikkat etmesi gerekir. Beslenme şekline dikkat etmeli ve katiyen ev işlerinde ağır işler yapmaması gerekir. Bu nedenle doktorun tavsiyesine düzenli bir şekilde uyum sağlamış olur ve tehlike 3. aydan sonra azalmaya başlar. Gebeliğin başlaması ile rutin etkinlikler ve incelemeler 38. Haftaya kadar sürer. Ta ki anne adayı doğuma hazır hale geldiği zaman bu kontroller son bulur yerini doğumlar alır. Böylece anne hayal ettiği bebeğine doğum yaparak kavuşmuş olur. Sağ salim ya da ölü bir şekilde dünya ‘ya bebeğini getirir. Bu yüzden doğum sonrası yaşanan gerginlik ve sevinç arasında kısa bir döngü olduğunu söyleyebiliriz. Bunun için kendinizi her duruma alıştırmanız sizin için oldukça önemlidir. Peki, gebelikte yapılan temel rutin incelemeler ve belli başlı testler tam olarak nelerdir isterseniz bunları detaylı bir şekilde sizler ile paylaşalım birlikte bilgilenelim ne dersiniz?

Gebelikte Yapılan Rutin Testler ve İncelemeler

• Jinekolojik Pelvik Muayene: Antenatal muayene esnasında ele alınan pelvik muayene esnasında gebelik ile ilgili herhangi bir kitle, tümör olup olmadığı araştırılmasıdır. Bu pelvik muayenin asıl amacı gebelikte anne adayının olumsuz etkileyecek bir hastalığının olup olmamasının ortaya çıkartılmasıdır. Her türlü enfeksiyon, kasılmalar, istenmeyen kanamalar, akıntılar, genital bölgede siğil ve benzeri alerji ve döküntüler, mantara dayalı enfeksiyonel rahatsızlıklar, doğumsal genital anormallikler ve rahim ağzı kanseri tarama testi yani bir diğer adı ile pap smear incelemesi ele alınmaktadır. Bu pelvik muayenin yeri ve önemi gebelikte hayat kurtarmakta ve erken tedavi işlemine geçilmektedir. Bu konuda doktor hastasına gerekli bilgileri söyleyecek bu konuda yapılması gerekenler hakkında orta bir noktada kakar alınacaktır. Bazen bu durumlarda gebelik sonlandırılabilmektedir.
• Sistem Muayeneleri: Bu muayeneler her anane adayına yapılamayabilir. Doktor genelde gerekli gördüğü hastalarından bu testleri istemektedir. Genel olarak ilk yapılan antenatal muayenede sindirim sistemi analı ele alınır. Daha sonra kalp ritim bozukluğu olup olmadığı incelenir. Kalp dolaşım sisteminin normal olup olmadığı hakkında testler yapılır. Kalp ve kan dolaşımı sisteminden solunum sistemi ve diğer rutin incelemeler bu yolda takibe alınır. Lokomotor sistemi yani bir diğer adı ile kas ve eklemlerin çalışma şekli ele alınır. Hastada ruhsal bozukluklar ve depresif haller olup olmadığı kontrol edilir. Bütün bu işlemler genel olarak kadın doğum uzamanı tarafından yapılır. Eğer bu inceleme ve testlerde kitle bulgusu söz konusu ise gebelik risk faktörünün içine girer. Gebe iken riskli bir ameliyat söz konusu olabilir. Bunun için anneden bir sonuca varması istenilir ya gebeliği sürdürür ve ya bu riskli ameliyatı kabul eder.
• Tansiyon Ölçümü: Bu işlem anne adayının sağ kolundan bir manşet yardımı ile yapılır. Anne oturur durumda olur ve işlem bir kart üzerinde gerçekleşerek. Bu kart tansiyon takip değer kartıdır. Orada var olan değerler kartın üzerinde gösterilmektedir. Hamilelikte tansiyonun aşırı yüksek ve aşırı düşmüş olması da anne adayı için risk faktörünün içinde yer almaktadır. Bunun için gerekli beslenme ve beslenme düzeni doktorun size önereceği beslenme programı ile gerçekleşir. Tansiyon dengesini bu şekilde korur.
• Kilo Ölçümü: Bunu gebe adayı evde kendi tartınarak aç bir şekilde çıkan kilosunu doktora bildirmesi daha uygun sonuçlar verir. Doktor daha doğru bilgiye ulaşarak ne yapması gerektiği hakkında bilgiler verir. Özellikle kısa zaman diliminde gebe kadının aşırı derecede kilo alması durumu yani bir diğer adıyla preeaklampsi yani gebelik zehirlenmesi meydana gelir ve bebek anne karnında ölür. Aşırı kilo alımı genelde bol karbonhidratlı ve yağlı yiyeceklerden meydana gelmektedir. Ayrıca diyabet ve şeker hastalığının da habercisi olmaktadır. Kilo gebelikte en büyük sorular arasında yer almaktır.
• Karnın Büyümesinin Doktor tarafından Değerlendirilmesi: Daha henüz anne adayının karnının çabuk büyümemesi gerekirken gebeliğin 4. Ayından hemen sonra hızlıca büyüyen karı dikkat çeker ve bunun nedeni araştırılır. Ya da rahim pubis çatı kemiği rahmin en üst kısmında yer alır. Bu durum ikiz gebelikte meydana gelir ama tek gebelikte durum böyle iken ortaya şüpheli bir şekilde sorun çıkar ve arın inceleme altına alınarak bunun sebebi çeşitli testler ve incelemeler ile araştırılır.
• Bebeğin Karın İçinde Var olan Haritanı Çıkartılması: Bu test ve incelemeler bebeğin sırt bacaklar ve kafa yerini tam olarak belirlemektedir. Burada amaç bebeğin pelvis bölgeye ne şekilde girdiği gözlemlenmektedir.
• Gebelik Testleri: Gebeliği kesin belirleyen kan ve idrar testlerinin yapılaması gebeliğin olup olmadığı hakkında hastaya detaylı rapor verilmesidir.
• Kan gruplarının Belirlenmesi. Bu testlerde herhangi kan uyuşmazlığı ve uygunsuzluğu durumunda gebeliğin risk içinde olup olmadığı değerler sonucu karar verilir.
• Gebelikte daha sonra ikili test, üçlü test, tam kan sayımı, tam idrar tahlili, idrar kültürü, kan gazları, enfeksiyon, ultrason, vajinal test, doğum takibi ve beslen gibi çeşitli incelemeler yapılmaktadır. Gebelik için hem gerekli hem de çok önemli olan bu testler muayene için gerekli işlemlerdir. Bunun için gebeliğinizi en iyi şekilde takip edebilir ve doktor takibi ile sağlıklı bir şekilde sizi doğuma hazırlamaktadır.

Gebelikte Sağlıklı Beslenme ve Yaşam

Her anne adayının en çok merak etiği konu acaba dünya’ya sağlıklı bir bebek getirebilir miyim sorusu olmaktadır. Bu nedenle anne adayı hamilelik dönemini en iyi şekilde geçirmek zorundadır. Buna başta temel gıdalar ile başlamalıdır. Temel gıdalar vücudun ihtiyaçlarını karşılamak için önemli besin gurubunun içinde yer almaktadır. Bu nedenle bu lezzetli gıdaları yemek sizin sağlığınız koruma altına alacak bununla birlikte bebeğinizin daha sağlıklı bir şekilde gelişmesine öncü olacaktır. Bebeğin zekâ gelişimi beslenme düzeyi ve gelişimi annenin gebelik boyunca kendine dikkat etmesi ile başlar. Bu nedenle anne adayı doktorun önerdiği besin guruplarına dikkat etmeli bunun her iki taraf yani bebeğin ve annenin sağlığı için iyi geleceğinden haberdar olması gerekir. Bebek gelişimini en iyi şekilde anne adayının kendine gösterdiği bakım ile gerçekleşecek ve bu dönemi sağlıklı bir şekilde hiçbir sorun yaşamadan geçirme hakkına sahip olacaktır. Gebeliğin başlaması ile doktor muayeneleri çok önemlidir. Bunun için her ay düzenli bir şekilde doktora gitmeli sizden istenilen belli test ve incelemeler yapmalısınız. Eğer gebeliğiniz herhangi bir durum içinde risk taşımıyor ise bu sizin gebeliğinizin iyi bir şekilde gittiğine işaret eder. Özellikle bebeğin kemik ve diş gelişimi için önemli besin grubuna giren kalsiyum, süt ve süt öğeleri dikkatli bir şekilde alınmalı her gün düzenli bir şekilde tüketilmelidir. Bir anne 9 ay 10 gün boyunca içinde bir can taşır ve doğum gerçekleşene kadar ona ve kendisine çok iyi bakmak ile yükümlüdür.

Gebelikte Diş Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Kişisel bakım olarak en ihtiyaç duyduğumuz dişlerimizin özenle fırçalanması ve fırça ve macunun tarafınca iyi seçilmesi en önemli detaylardan birisidir. Diş eti hastalıkları ve diş çürümeleri genel olarak diş bakımı ihmali ile gerçekleşir. Ayrıca sağlıksız beslenme ve asitli alkollü ya da dişe hasar veren içecekleri içmek dişin ana düşmanlarından birisidir. Diş çürümeye döndüğü vakit ağrı yapar ve dişinizi kaybedebilirsiniz. Dişinizi özellikle gebelik esnasında kaybetmek çeşitli ağrılar yaşamamak için düzenli fırçalamak en az 6 ay aralıkları arasında diş muayenesinden geçmeniz çok önemlidir. Özellikle gebelikte diş bakımı sağlanmadığı zaman bu sizin korkulu rüyalarınızdan biri haline gelebilir. Dişlerinizi her zamanki gibi sağlıklı bir şekilde günde en az 3 kere fırçalamanız bu sorunları yaşamanızın önüne geçecek, daha sağlıklı bir gebelik dönemi geçireceksiniz.

Gebelikte Saç Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Gebeliğin hassas dönemlerindesiniz. Saçınız hiç olmadığından fazla dökülüyor ve siz bunun önüne geçemiyorsunuz. Bunun nedeni gebelikte bazı hormonların değişmesi veya hızlı bir şekilde çalışmasıdır. Bu nedenle gebelikte saç istenmeyen şekilde dökülebilir. Kendinizi bu dönemlerde yorgun hissetmeniz ise oldukça doğaldır. Saç bakımını her gün düzenli bir şekilde yapınız. Saçınıza özel bir şampuan alınız. Saç bakımı ne kadar düzgün ve sık olursa gebelikte saç bakımını yeterli bir şekilde sağlamış olursunuz. Bu nedenle saçlarınız eskisinden daha hızlı bir şekilde uzayabilir ve dökülmeler kesilebilir. Sağlıklı saçlara ayrıca kavuşmak isteyen gebe kadınlar aynı zamanda bol su tüketimi yapmalı lif içerikli gıdaları yemelidir. Ayrıca gebelikte diğer kişisel bakım, beslenme ve diğer ihtiyaçlarınıza da özen göstermeli kendine sağlıklı bir şekilde doğuma hazırlamalıdır. Bu konuda hem şanslı hem de çok sağlıklı, sevimli bir bebek doğurmuş olur. Sizlerde kusursuz bir doğum yapma sağlıklı bir şekilde bebeğinizi kucağınıza almak istiyorsanız bebeğin rutin kontrollerini yaptırın. Sağlıklı günleriniz daim olsun.
Kaynakça:
Gebelik.org
yaşasınhayat.com
sağsalim.net
yaşamsokağı.com

Yazar: Suna Korkmaz