Palm Yağı Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey

Dünya genelinde palm yağı (palmiye yağı) tüketimi artıyor. Ama palm yağı oldukça tartışmalı bir gıda.

Bir yandan, sağlığa bazı faydaları olduğu görülüyor.

Ama diğer yandan sağlık için riskli olabilir. Ayrıca palm yağı üretiminin çevreye zararlı olduğu endişeleri de bulunuyor.

Bu yazı palm yağının sağlığa ve çevreye etkilerini detaylı bir şekilde inceleyecek.

Palm Yağı Nedir?

Palm yağı, palmiye ağacının meyvelerinden üretilir. Bazen kırmızı palm yağı adıyla da anılır çünkü meyvenin rengi kırmızı-turuncu arasıdır.

Palm yağının temel kaynağı Batı ve GüneyBatı Afrika’da yetişen Elaeis Guineensis ağacıdır. Bu ağacın kullanımı 5000 yıl öncesine gider.

Güney Amerika’da da bir başka ağaçtan benzer bir palm yağı üretiliyor ama ticari kullanımı çok kısıtlı. Ama ne var ki her iki bitkinin hibriti bazen palm yağı üretiminde kullanılabiliyor.

Son yıllarda, palm yağı üretimi Malezya ve Endonezya da dahil olmak üzere Güneydoğu Asya’ya sıçradı. Bu iki ülke, günümüzde dünya palm yağı üretiminin %80’ini karşılıyor (1).

Hindistan Cevizi yağı gibi, palm yağı da oda sıcaklığında yarı akışkan. Ama erime ısısı 35 derece ve bu da erime ısısı 24 derece olan Hindistan Cevizi yağına göre daha yüksek. Bunun nedeni de iki yağda bulunan yağ asitlerinin farklı dizilimi.

Palm yağı dünyanın en ucuz ve en popüler yağlarından biri ve tüm dünyada üretilen bitkisel yağların 3’de 1’i palm yağı (1).

Önemle belirtmek gerekir ki palm yağı ve palmiye çekirdeği yağı, farklı yağlar.

Her ikisi de aynı ağaçtan üretilse de, palmiye çekirdeği yağı meyvenin tohumundan üretiliyor. Rengi beyaz ve sağlığa farklı etkileri var.

Özet Olarak: Palmiye yağı Afrika’da büyüyen palmiye ağacından üretiliyor ve binlerce yıldır tüketiliyor. Oda sıcaklığında yarı-akışkan ve palmiye çekirdeği yağından rengi ve besin yapısıyla farklılık gösteriyor.

Palm Yağı Nasıl Kullanılıyor?

Palm yağı yemek pişirmek için kullanılıyor ve aynı zamanda marketten satın aldığınız hazır gıdalara ekleniyor.

Tadı genelde baharatlara benzetiliyor. Bazı insanlar tadını havuç veya kabağa benzetiyor.

Palm yağı Afrika ve tropik mutfakların başlıca yağıdır ve özelikle de köri ve diğer baharatlı yiyeceklere çok uygundur.

Isı toleransı yüksek (232 derece) olduğu ve yüksek ısıda stabil olduğu için kızartmalarda da kullanılır (2).

Palm yağı bazen yağın ayrılmasını ve kavanozun üstüne çıkmasına engel olması için stabilize edici olarak fıstık ezmesine eklenir.

Bunlara ek olarak, palm yağı diğer gıdalara da eklenebilir. Bunlardan bazıları:

  • Kahvaltılık gevrekler
  • Ekmek, bisküvi vb fırın gıdaları
  • Protein barları ve diyet barları
  • Çikolata
  • Kahve kreması
  • Margarin

1980’lerde tropik yağların kalp sağlığını tehdit ettiği endişesiyle palm yağının yerini trans yağlar aldı. Ama çalışmalar trans yağ asitlerinin zararlarını gösterdikten sonra gıda üreticileri palm yağı kullanmaya tekrar başladı.

Palm yağı diş macunu, kozmetik veya sabun gibi ürünlerde de kullanılıyor ve hatta alternatif bir enerji kaynağı olan biyodizel yakıtların üretiminde de palm yağından faydalanılıyor.

Özet Olarak: Palm yağı özellikle Batı Afrika ülkelerinin mutfağında yemek pişirmede kullanılıyor ve ek olarak çeşitli gıdalar, ürünler ve biyo yakıtlarda da bulunuyor.

Besin Değerleri

İşte bir yemek kaşığı (14 gram) palm yağının besin değerleri (4):

  • Kalori: 114
  • Doymuş yağ: 7 gram
  • Tekli doymamış yağ: 5 gram
  • Çoklu doymamış yağ: 1,5 gram
  • E Vitamini: %11 (Günlük ihtiyaç)

Palm yağının tüm kalorileri yağdan gelir. Palm yağında bulunan yağların %50’si doymuş, %40’ı tekli doymamış ve %10’u da çoklu doymamış yağ asitlerinden oluşur.

Palm yağında bulunan temel doymuş yağı asidinin adı palmitik asit ve bu kalorilerin %44’ünü oluşturuyor. Palm yağı aynı zamanda ufak miktarda stearik asit, miristik asit ve orta-zincirli laurik asit içeriyor.

Palm yağının kırmızımsı pigmentleri karotenoid adı verilen ve vücutta A vitaminine çevrilen beta-karoten de dahil anti-oksidanlar açısından çok zengin.

Fraksiyonize palm yağında, filtreleme sonucunda sıvı kısım yağdan ayrılıyor. Kalan katı kısım ise doymuş yağlar açısından daha zengin ve daha yüksek bir erime ısısına sahip (5).

Özet Olarak: Palm yağının kalorileri %100 yağdan gelir ve bunların yarısı doymuş yağlardır. Aynı zamanda E vitamini ve vücudunuzda A vitaminine çevrilebilen anti-oksidan karotenoidleri içerir.

Palm Yağının Sağlığa Faydaları

Palm yağının beyin fonksiyonu, kalp hastalığı riskini azaltma ve A vitamini durumunu iyileştirme dahil sağlığa bir dizi faydası biliniyor.

Beyin Sağlığı

Palm yağı, çok güçlü anti-oksidan özelliği olan ve beyin sağlığını destekleyen tokotrienollerin çok iyi bir kaynağı.

İnsanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar palm yağında bulunan tokotrienollerin beyindeki hassas çoklu doymamış yağ asitlerini koruduğunu, bunamayı yavaşlattığını, felç riskini azalttığını ve beyin lezyonlarının büyümesine engel olduğunu gösteriyor (6, 7, 8, 9, 10).

Beyin lezyonu olan 121 kişi üzerinde yapılan 2 yıllık bir araştırmada, palm yağından elde edilen tokotrienolleri günde iki kez alanların durumu stabil kalırken, placebo alan diğer grupta lezyonların büyüdüğü görüldü (10).

Kalp Sağlığı

Palm yağının kalbe çeşitli faydalar sağladığına inanılıyor.

Her ne kadar bazı çalışma sonuçları kesin olmasa da, bu yağın LDL (kötü) kolestrolü azaltıp, HDL (iyi) kolestrolü artırmak da dahil kalp hastalığı risk faktörlerine iyi geldiği gözüküyor (11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18).

51 çalışmayı ele alan geniş bir analizde palm yağı açısından zengin beslenen kişilerin trans yağ veya diğer yağları daha çok tüketenlere göre LDL kolesterolünün daha az olduğu görüldü (11).

3 aylık yeni bir araştırma ise hibrit palm yağının kolesterol düşürücü etkileri araştırıldı.

Araştırmada insanlar günde 25 ml (iki yemek kaşığı) zeytin yağı veya hibrit palm yağı yedi. Sonuç olarak her iki grubun da LDL kolesterol seviyesi %15 azaldı ve araştırmacılar hibrit palm yağının zeytin yağı gibi kalbe faydalı olabileceği kanısına vardı (12).

Yine de unutulmaması gerekir ki LDL kolesterol seviyesindeki artış veya azalış tek başına kalp hastalığını tahmin edemez. Bunun dışında başka pek çok faktör var.

1995 yılında yapılan kontrollü bir çalışmada ise palm yağının kalp hastası olan kişilerde hastalığın gelişimininin yavaşlamasında yardımcı olabileceği görüldü.

18 aylık çalışmada, palm yağı yiyen 25 kişiden 7’sinde gelişme görülürken 16’sının durumu değişmedi. Buna karşılık, placebo kullanan 25 kişiden 10’nunda hastalık ilerleme gösterdi ve diğerlerinde bir değişiklik olmadı (18).

A Vitamini Durumu

Palm yağı, A vitamini eksikliği yaşayan kişilerde A vitamini durumunu geliştirebilir.

Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan hamile kadınlar üzerinde yapılan araştırmalarda palm yağı tüketiminin kandaki A vitamini seviyesini, aynı zamanda anne sütüyle beslenen bebeklerin de A vitamini seviyesini yükselttiği görüldü (19, 20, 21).

Bir araştırma yağda çözünen vitaminleri absorbe etmede güçlük yaşayan kistik fibrozis hastalarına 8 hafta boyunca günde 2-3 yemek kaşığı palmiye yağı verildiği zaman kandaki A vitamini seviyesinde artış görüldü (22).

Palm yağının erişkin ve çocuklarda kandaki A vitamini seviyesini yükselttiği de biliniyor (23, 24).

Hindistan’da yapılan bir çalışmada günde 1 çay kaşığı palm yağı alan okul öncesi çağındaki çocukların kanındaki A vitamini seviyesinin, A vitamini takviyesi alanlara göre daha çok arttığı görüldü (24).

Özet olarak: Palm yağı beyin fonksiyonunu koruyabilir, kalp hastalığı riskini azaltabilir ve A vitamini seviyesini yükseltebilir.

Palm Yağının Sağlığa Zararları

Her ne kadar araştırmaların çoğu palm yağının kalp sağlığına faydası olduğunu bulsa da, diğer araştırmalar çelişkili sonuçlar gösteriyor (25, 26, 27, 28, 29).

Bir araştırma kolesterol oranı yüksek kadınlar üzerinde yapıldı.

Sonuçlar, küçük ve yoğun LDL’nin (sdLDL) – kalp hastalığıyla bağlantılı olan tür – palm yağı tüketimiyle arttığını ama diğer yağların tüketimiyle azaldığını gösterdi. Ama ne var ki palm yağı ve pirinç yağı karışımı küçük sdLDL’yi azalttı (25).

Bir başka araştırmada palm yağı tüketenlerde sdLDL oranı değişmezken, büyük LDL parçacıklarının arttığı görüldü. Büyük LDL parçacıkları, sdLDL’ye göre daha zararsız ve kalp hastalığına neden olma riski daha düşük (26).

Diğer çalışmalar da palm yağı tüketiminin LDL kolesterol seviyesini yükselttiğini rapor etti. Ama bu araştırmalarda LDL parçacıklarının boyutu ölçülmedi (27, 28, 29).

Önemle belirtmek gerekir ki bunlar sadece risk faktörlerini gösteriyor ve palm yağı kalp hastalığına neden olur anlamına gelmiyor.

Ne var ki, hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırma sürekli tekrar ve tekrar ısıtılan palm yağının anti-oksidan etkisinin azalması nedeniyle damarlarda plağa neden olabileceğini gösteriyor.

6 ay boyunca 10 kez ısıtılmış palm yağını yiyen farelerin damarlarında büyük plakalar oluştu ve kalp hastalığı belirtileri görülürken, taze palm yağı yiyen farelerde böyle bir şeye rastlanmadı (30).

Özet olarak: Palm yağı kalp hastalığına neden olan çeşitli risk faktörlerini artırabilir. Palm yağını tekrar ve tekrar ısıtmak anti-oksidan etkisini azaltıp, kalp hastalığının oluşumuna katkı sağlayabilir.

Palm Yağı Tartışmaları

Palm yağı üretiminin çevreye, vahşi yaşam ve insanlara etkisi de ayrı bir etik tartışma konusu.

Geçmiş yıllarda, artan talep yüzünden Malezya, Endonezya ve Tayland’da palm yağı üretimi çok hızlı bir büyüme yaşadı.

Bu ülkelerin palmiye ağaçlarının yetişmesi için çok uygun rutubetli ve tropik bir iklimi var.

Palmiye ağacı yetiştirmek için sürekli tropik ormanlar yok ediliyor.

Araştırmalara göre bugün palm yağı için kullanılan toprakların %45’i, 1990 yılında tropik ormandı. Bu Endonezya ve Malezya’daki tüm palmiye ağacı tarlalarının neredeyse yarısını oluşturuyor (1).

Ormanların yok edilmesi, küresel ısınmayı çok kötü etkiliyor çünkü ormanlar atmosferden karbon gazını emerek sera gazlarının etkisini azaltıyor.

Ek olarak, doğal alanların yok edilmesi ekosistemi ve hayatın çeşitliliğini de etkiliyor. Özellikle de habitat kaybı yüzünden nesli tükenmek üzere olan orangutanlar ve diğer bazı hayvan türleri tehdit altında (31).

Ayrıca palm yağı üreten şirketlerin insan hakları ihlalleri yaptığı da söyleniyor. Mesela tarla ve ormanları izinsiz yok etmek, işçilere çok düşük maaş vermek ve işçileri tehlikeli koşullarda çalıştırmak bunlara örnek sayılabilir (32).

Ama neyse ki, uzmanlara göre palm yağı daha etik ve sürdürülebilir yollarla üretilebilir.

Örneğin, 2015 yılında yapılan bir analiz, yeni palm yağı tarlalarının sadece ormansız veya düşük karbon oranına sahip bölgelerde açılması halinde sera gazı emisyonlarının %60 azalabileceğini tespit etti (32).

Sürdürülebilir Palm Yağı Yuvarlak Masası (RSPO) palm yağı üretiminin çevre dostu yapılabilmesi için çalışan bir dernek.

RSPO sertifikalarını sadece aşağıdaki şartları sağlayan üreticilere  veriyor:

  • Tehlikeli hayvan türlerini, hassas ekosistemi barındıran ve insanların temel ihtiyaçlarını karşılayan bölgelerdeki ormanları yok etmeyen;
  • Tarımsal zehir ve yangınları olabildiğince az kullanan
  • İşçilerini insani koşullarda çalıştıran ve uluslarası işçi hakları standartlarına uyan
  • Yerel halkı palm yağı üretiminden önce bilgilendiren ve onlara danışan

Bu şartlara uyan şirketler RSPO sertifikası alabiliyor.

Özet olarak: Tropik ormanların yok edilip yerini palm yağı tarlalarının alması doğal hayata, vahşi hayata ve yerel hayata büyük zarar veriyor.

Sonuç

Palm yağı dünyanın en çok kullanılan yağlarından biri.

Ama ne var ki, palm yağı üretiminin çevreye, vahşi yaşama ve yerel insanlara etkisi gerçekten endişe verici.

Eğer palm yağı kullanacaksanız mutlaka RSPO sertifikalı ürünleri kullanın.

Ayrıca, palm yağının faydalarını size diğer yağlar da sunabilir. O yüzden günlük yağ ihtiyacınızın çoğunu diğer yağ kaynaklarından almak daha iyi olacaktır.

Yazan: Franziska Spritzler

Benzer Yazılar

loading…

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir